İrtikap suçu
Dosyalar
Tarih
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun özel hükümler başlıklı ikinci kitabının dördüncü kısmında "millete ve devlete karşı suçlar ve son hükümler'~ bu kısmın birinci bölümünde ise "kamu idaresinin güvenirliğine ve işleyişine karşı suçlar" yer almaktadır. Denetim görevinin ihmali suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 251. maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir: Denetim görevinin ihmali Madde 251- ( 1) Zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu görevlisi, işlenen suçun müşterek faili olarak sorumlu tutulur. (2) Denetim görevini ihmal ederek, zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine imkan sağlayan kamu görevlisi, üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
İrtikap Suçui Türk Ceza Kanunu Özel Hükümler İkinci Kitap, 'Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler' başlıklı Dördüncü Kısmın 'Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar' başlıklı Birinci Bölümünde yer alan 250.maddede düzenlenmiştir. Madde şu şekildedir: İrtikap: Madde 250- ( 1) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini mecbur hissederek, kamu görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin etmiş olması halinde, icbarın varlığı kabul edilir. (2) Görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla, kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi ikna eden kamu görevlisi, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. ( 3) İkinci fıkrada tanımlanan suçun kişinin hatasından yararlanarak işlenmiş olması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. ( 4) İrtikap edilen menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu göz önünde bulundurularak, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.









