İZÜ Araştırma ve Akademik Performans Sistemi


DSpace@İZÜ, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nin bilimsel araştırma ve akademik performansını izleme, analiz etme ve raporlama süreçlerini tek çatı altında buluşturan bütünleşik bilgi sistemidir.




İndekslere Göre Dağılım

Yıllara Göre Dağılım

Türlere Göre Dağılım

Güncel Gönderiler

  • Öğe Türü: Yayın ,
    XIX. yüzyılın ikinci yarısından günümüze kadar Fildişi Sahili'nde tasavvufî düşünce ve hayat
    (2025) Banse, Abdoul Aziz; Yılmaz, Hasan Kamil
    Sahra Altı Afrika'da İslam'ın yayılmasının anlaşılması, tarikatların bölgedeki merkezi rolünün incelenmeden mümkün olmadığı düşünülmektedir. Fildişi Sahili'nde İslam'ın kök salmasında Kādiriyye, Ticâniyye ve Hamâviyye gibi tarikatlar öne çıkarken, Senûsiyye ve Kādiriyye'den ayrılan ancak müstakil bir tarikat gibi hareket eden Mürîdiyye de önemli etkiler bırakmıştır. Kādiriyye'nin Fildişi Sahili'ne İslam'ın ilk yayılma dönemlerinde ulaştığı, Ticâniyye'nin ise XIX. yüzyıldaki sömürgecilik döneminde bölgeye nüfuz ettiği kabul edilmektedir. Kādiriyye, Küntiyye ve Fâzıliyye gibi kollarla temsil edilirken, Ticâniyye'nin Niyâsiyye ve Hamâviyye gibi kolları bölgede etkili olmuştur. Bu tarikatlar, kolektif eğitim sistemine dayalı yapılarıyla İslam'ın yayılmasına katkı sağlamış; ülkede canlı bir tasavvufî hayat oluşmasını temin etmişlerdir. Fildişi Sahili'nde tarikatlar yalnızca dinî alanda değil, toplumsal ve kültürel alanlarda da etkili olmuş, hoşgörü, toplumsal aidiyet ve ahlaki gelişimi teşvik etmiştir. Ayrıca, toplumsal anlaşmazlıkların çözümünde ve siyasi bağlılık oluşturulmasında etkin bir rol oynamışlardır. Bazı uygulamaları eleştiriye açık olmakla birlikte, tarikatlar ve onların aracılığıyla yayılan tasavvuf anlayışının, İslam'ın bölgede yerleşik hale gelmesine ve toplumsal bilinç düzeyinin yükselmesine kayda değer katkılar sağladığı değerlendirilmektedir. Manevi, dinî ve kültürel yapılarıyla bu topluluklar, Fildişi Sahili'nin İslâmî anlayışına etki ettiği gibi, Müslüman olmayan topluluklar üzerinde de faklı oranlarda tesirde bulunmuştur.
  • Öğe Türü: Yayın ,
    Koroner anjiyografi uygulanan hastalarda sanal gerçeklik gözlüğünün ve stres topunun anksiyete, ağrı ve memnuniyet düzeylerine etkisi
    (İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) Özdemir, Rabia; Bahçecik, Ayşe Nefise
    Araştırma, koroner anjiyografi uygulanan hastalarda sanal gerçeklik gözlüğü ve stres topunun anksiyete, ağrı ve memnuniyet düzeylerine etkisini belirlemek amacıyla, kontrol gruplu ön test-son test randomize kontrollü olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Mart-Nisan 2025 tarihleri arasında İstanbul'da bir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde, 105 hasta ile yapılmıştır. Veriler, Hasta Bilgi Formu, Durumluluk Anksiyete Ölçeği, Anksiyete Durumunu Değerlendirme Skalası, Visual Analog Skala ve memnuniyet formları ile toplanmıştır. Kontrol grubundaki hastalara rutin bakım uygulanırken, girişim gruplarına sanal gerçeklik gözlüğü veya stres topu uygulanmıştır. İşlem sonrası sanal gerçeklik grubunda, kontrol grubuna göre anksiyete ve ağrı düzeylerinde anlamlı azalma saptanmış, etki büyüklükleri f=1.57, f=0.34 olarak bulunmuştur. Stres topu grubunda, kontrol grubuna göre anksiyete ve ağrı düzeylerinde anlamlı azalma saptanmış, etki büyüklükleri f=1.87, f=0.40 olarak görülmüştür. Hastaların memnuniyet puan ortalamaları sırasıyla sanal gerçeklik gözlüğü grubu için 6,89±1,84, stres topu grubu için 7,23±1,75 bulunmuştur. Sonuç olarak koroner anjiyografi uygulanan hastalarda sanal gerçeklik gözlüğü ve stres topu anksiyete ve ağrıyı azaltırken, hastaların memnuniyet düzeylerini artırmaktadır.
  • Öğe Türü: Yayın ,
    Effects of focused written corrective feedback on essay writing skills: A case study of university preparatory school students in Istanbul
    (İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) Arsalan, Ali; Varlı, Abdül Kasım
    This research study aims to determine the effects of focused written corrective feedback on the essay writing skills of university preparatory schools in Istanbul, Türkiye. For this purpose, the study was conducted with 74 A2-B1-level students at a preparatory school in Istanbul at a private and public university. The study entails a mixed method. As a data collecting instrument, SPSS 29 was employed to collect data from the experimental and control groups before and after the treatment phase. Next, a Paired Samples T-Test was utilized for the data analysis procedure. According to inferential statistics, the T value is -8.818, which indicates that the post-test is greater than the pre-test. We can also see that the mean value, which is -6296 is statistically significantly different from zero, specifying that the post-test was effective. The findings reveal that focused written corrective feedback significantly affects the participants' essay writing skills. This study discovered that focused written corrective feedback on essays written by university preparatory schools has a positive effect on their performance. In other words, receiving focused written feedback on essays may positively influence the university preparatory school students' writing, since the students outperformed in the post-test compared to the pre-test. As a result, the outcomes of this investigation promote the implementation of focused written corrective feedback on essays in the university preparatory schools.
  • Öğe Türü: Yayın ,
    Bir İstanbul mahallesinin tarihsel oluşumu ve dönüşümü: Kumkapı örneği
    (İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) Genç, Burcu Öztürk; Tok, Abdullah; Türkmen, Fatma Nalan
    "Bir İstanbul Mahallesinin Oluşumu ve Dönüşümü: Kumkapı Örneği" başlıklı bu çalışma, İstanbul'un güney kıyısında iki bin yılı aşkın süredir farklı siyasal, ekonomik ve toplumsal dinamikler altında yeniden biçimlenen Kumkapı bölgesinin kentsel dönüşümünü incelemektedir. Araştırma, iktidar stratejileri, afet rejimleri, liman ekonomileri, dinî kurumlar ve gündelik yaşam pratikleri arasındaki etkileşimleri çözümleyerek, bölgenin tarih boyunca nasıl yeniden üretildiğini ortaya koymaktadır. Tezin temel hipotezi, Kumkapı'nın sabit sınırlarla tanımlı bir mekân değil, dönemlere göre aktörleri, ritmi ve anlamı değişen dinamik bir etkileşim alanı olduğudur. Bu bağlamda topografya, yalnızca fiziksel bir zemin değil; siyasal meşruiyetin, temsilin ve toplumsal değişimlerin izlerini taşıyan çok katmanlı bir bellek yüzeyi olarak ele alınmıştır. Çalışma, kadı sicilleri, vakfiyeler, mühimme defterleri, haritalar, gravürler, panoramalar ve seyyah anlatıları gibi yazılı ve görsel kaynakları bütüncül biçimde değerlendirerek hibrit bir yöntem benimsemiştir. Bu sayede liman, sur ve mahalle arasındaki ilişkiler çok katmanlı biçimde okunabilir hâle getirilmiştir. Bizans döneminde, Portus Novus (Sophia Limanı) çevresindeki saray, forum ve manastır yapıları bölgenin çekirdeğini oluşturmuştur. Osmanlı döneminde ise vakıf kurumları, mescitler ve külliyeler aracılığıyla bu miras yeni bir mekânsal örgütlenmeye kavuşmuştur. Türk, Ermeni ve Rum topluluklarının bir arada yaşadığı çoğulcu mahalle yapısı hem Osmanlı kimliğinin hem de yerel kültürel geçirgenliğin somut göstergesidir. Surlar ve kıyı bandı, zamanla savunma hattından çıkarak kentsel bir geçiş alanına dönüşmüştür. 17. ve 19. yüzyıllar arasında yapılan onarımlar, vakıf tespitleri ve demiryolu inşası, bölgenin ekonomik ve hukuki dönüşümünü hızlandırmıştır. Konut ve mülkiyet dokusu, farklı sosyal sınıfların yan yanalığını ve çok katmanlı kent yaşamını yansıtmaktadır. Sonuç olarak, Kumkapı yalnızca bir eski liman bölgesi değil; coğrafya, siyaset ve toplumun kesintisiz etkileşimiyle biçimlenen dinamik bir kentsel organizmadır. Bu çok katmanlı belleğin korunması, geçmişe nostaljik bir bakışla değil; okunabilir tarihsel katmanlar ve çok paydaşlı bir gelecek vizyonu üzerinden mümkündür. Böyle bir yaklaşım, Kumkapı'yı yalnızca korunacak bir miras değil, günümüz İstanbul'unun yaşayan bir kültürel değeri hâline getirecektir.
  • Öğe Türü: Yayın ,
    Kur'an'da batılla mücadele yöntemleri: Ülü'l-azm peygamberler örneği
    (İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) Uçar, Sebahattin; Kaya, Murat
    Kur'an-ı Kerim, hakla batılın mücadelesini insanlık tarihinin değişmeyen bir gerçeği olarak sunar. Bu mücadele, bireylerin ahlakî ve manevî gelişimlerinin yanında toplumsal adaletin sağlanması açısından da kritik bir rol oynar. Ülü'l-azm peygamberler, bu mücadelenin öncüleri olarak hem tevhid inancının yerleşmesi hem de batıl inanç ve uygulamaların ortadan kaldırılması için örnek bir çaba göstermişlerdir. Kur'an-ı Kerim, onların karşılaştıkları zorlukları, uyguladıkları yöntemleri ve elde ettikleri sonuçları ayrıntılı bir şekilde ele alarak müminlere bu konuda yol gösterir. Bu çalışma, Kur'an'da ülü'l-azm peygamberlerin batıl ile mücadelelerinde kullandıkları yöntemleri incelemeyi hedeflemektedir. Peygamberlerin davet stratejileri; sabır, hikmet, Allah'a tevekkül, toplumu ıslah etme çabası ve zulme karşı cesaretle hareket etme gibi evrensel prensipler üzerine inşa edilmiştir. Hz. Nuh'un kavmini uzun bir süre sabırla tevhide davet etmesi, Hz. İbrahim'in tevhid inancını savunurken batıl sembollere karşı mücadeleci duruşu, Hz. Musa'nın Firavun'un baskıcı yönetimine karşı halkı özgürleştirme çabası, Hz. İsa'nın ahlaki yozlaşmayla mücadele ederek hakikati savunması ve Hz. Muhammed'in şirk ve cahiliye düzenine karşı ilahi vahyi rehber edinerek insanlığı kurtuluşa çağırması bu yöntemlerin örneklerindendir. Tez kapsamında, ülü'l-azm peygamberlerin batılla mücadelelerinde kullandıkları yöntemler, Kur'an ayetleri, tefsirler ve İslam tarihi kaynakları ışığında ele alınacaktır. Çalışma, şu sorulara odaklanacaktır: Ülü'l-azm peygamberler batılla mücadelelerinde hangi stratejik yöntemleri benimsemişlerdir? Bu yöntemlerin batılla mücadeledeki etkisi nedir? Bu yöntemler, çağdaş insanın karşılaştığı batılla mücadele için nasıl bir yol haritası sunmaktadır? Bu sorulara verilecek cevaplar hem tarihsel hem de güncel bir perspektif sağlayarak Kur'an'ın evrensel mesajını anlamaya katkıda bulunacaktır. Batılla mücadelenin özü, insanlığı hakikat, adalet ve erdeme yönlendirme gayretidir. Ülü'l-azm peygamberlerin hayatları, bu gayretin somutlaşmış örnekleri olarak çağlar üstü bir rehberlik sunar. Bu bağlamda, onların mücadele yöntemlerini incelemek, Kur'an'ın davet ve mücadele ahlakını daha derinlemesine kavramak adına önemli bir adım olacaktır.