İZÜ Araştırma ve Akademik Performans Sistemi


DSpace@İZÜ, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nin bilimsel araştırma ve akademik performansını izleme, analiz etme ve raporlama süreçlerini tek çatı altında buluşturan bütünleşik bilgi sistemidir.




İndekslere Göre Dağılım

Yıllara Göre Dağılım

Türlere Göre Dağılım

Güncel Gönderiler

  • Öğe Türü: Yayın ,
    Kültürel bir miras olarak Van'daki türbe ve kümbetler
    (İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) Vural, Nursena; Koyunoğlu, Hüseyin Hüsnü
    Çalışmanın amacı Van ilinde bulunan 14.yüzyıldan 19. Yüzyıla kadar hüküm sürmüş devletlere ait türbe ve kümbetlerin tarihî, mimarî, sosyal ve kültürel özelliklerinin ele alınarak incelenmesidir. İnsanoğlu tarih boyunca ölen kişiler için çeşitli ritüeller gerçekleştirmiştir. Farklı mimarideki mezar yapılarına ve gömme geleneklerine bakılınca da ölüye verilen değeri görmek mümkündür. Müslümanlarda gömme uygulaması, türbe ve kümbet geleneğinin Selçuklu döneminden bu yana önemli bir yer edindiğini göstermektedir. Bu mezar anıtları, tarihin her aşamasında gelişim ve değişim göstererek, farklı ve yeni kültürlerin de etkisiyle günümüze kadar ulaşabilmiştir. Van ilinde görülen bu mimari eserlerden üç tanesi Karakoyunlu Dönemine, geriye kalanlar ise Osmanlı Dönemine tarihlendirilmiştir. Bu türbeler arasında Halime Hatun Kümbeti'ni Selçuklu Döneminin son dönem eserlerinden kabul edenler de mevcuttur. Kültürel bir miras olarak Van'daki türbe ve kümbetler kare, altıgen, sekizgen, dokuzgen, onikigen ve baldaken plan şemasına sahiptir. Bu türbeler, örtü sistemi olarak farklılık göstermekle beraber, yaygın olarak içten kubbe, dıştan piramidal külah örtü düzeni kullanılmıştır. İkiz Kümbetler Van'daki baldaken tarzının örneklerini temsil etmeleri açısından önemlidir. Halime Hatun, Kadem Paşa Hatun ve Zortul kümbetlerindeki giriş kapılarında, pencerelerde, iç yüzeylerde, sütunçelerde, kubbelerde geometrik ve bitkisel süslemelere yer verilmiştir. Geriye kalan eserlerde genel olarak sade süslemelerin olduğu görülmekle beraber tezyinata rastlanmayan yapılar da yer almaktadır. Bu çalışmada eserler tek tek incelenerek; yapının adı, bulunduğu yer, tarihçesi, hangi dönemde yapıldığı, mimarileri, plan tipolojileri, tezyinatları, kullanılan malzemeleri ve günümüze kadar geçirdikleri restorasyonlar ele alınmıştır. İnceleme dört ana bölümden oluşup ilk bölümde Van ili coğrafi konumu ve tarihçesi, İkinci bölümde türbe ve kümbetlerle ilgili kavramsal çerçeve ve plan tipolojileri hakkın da bilgi verilmiş, üçüncü bölümde Van ilinde günümüze kadar ulaşan türbeler geniş bir şekilde değerlendirilmiştir. Son bölümde de karşılaştırma ve değerlendirme yapılarak sonuç kısmına yer verilmiştir. Değerlendirme kısmında eserler ayrıntılı bir biçimde anlatılarak karşılaştırma yapılmıştır. Yapılar yerinde fotoğraflanarak aralarındaki benzerlikler ve farklılıklar ele alınmıştır. Yapılan araştırmada Van ilinde toplam 22 türbe incelenmiş ve yapılar hakkında genel bilgilere yer verilmiştir.
  • Öğe Türü: Yayın ,
    Sosyal ve örgütsel dışlanmanın iş tatmini üzerindeki etkisinde örgütsel adaletin düzenleyici rolü
    (İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) Kasap, Gözde; Kökalan, Özgür
    Küresel iş gücü hareketliliğinin artmasıyla birlikte, farklı kültürel ve etnik kökenlere sahip bireylerin örgütlerdeki deneyimlerine yönelik araştırmalar önem kazanmıştır. Bu bağlamda, iş yerinde maruz kalınan sosyal ve örgütsel dışlanma, çalışanların psikolojik iyi oluşlarını ve iş tatminlerini etkileyen temel unsurlardan biri olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışma, aktif çalışma hayatında yer alan yabancı uyruklu bireylerin sosyal ve örgütsel dışlanma algılarının iş tatmini üzerindeki etkilerini belirlemeyi ve bu etkileşimde örgütsel adaletin düzenleyici rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, 320 katılımcıdan oluşan örneklem üzerinden yürütülmüştür. Araştırma bulgularına göre, sosyal dışlanma ve örgütsel dışlanma algılarının iş tatmini üzerinde anlamlı ve negatif etkileri bulunurken, örgütsel adalet algısının iş tatmini üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlar, çalışanların dışlanmış hissetmelerinin işlerinden duydukları memnuniyeti düşürdüğünü, adaletli bir çalışma ortamının ise bu olumsuz etkiyi azaltabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte, örgütlerin kültürel çeşitliliğe duyarlı, kapsayıcı ve adil uygulamalar geliştirerek yabancı uyruklu çalışanların iş tatminini artırabileceklerini ortaya koymaktadır.
  • Öğe Türü: Yayın ,
    Increasing participation and language performance in online english learning classes with gamified objective participation scores
    (2025) Taşcıoğlu, Süha Derviş; Varlı, Abdül Kasım
    Motivation to participate is primarily an internal construct. Creating a way to motivate students by using micro-rewards might be an optimal strategy to foster self-motivation. Therefore, participation scores can be used as these micro-rewards that students can collect and motivate themselves to participate and learn in every lesson. The participants were second-year students who were studying different programs in a foundation university where the study was conducted. The study was a quasi-experimental study with one control and one experimental group consisting of 112 students, 55 in the control, 57 in the experimental group, in total. The data was collected through multiple-choice end-of-term tests with writing parts and speaking exams, interviews, and analysis of lesson recordings. This study implemented and evaluated a system where participation was rewarded with objective and tangible participation points. There was a different passcode for each student in the experimental group, which contained eight characters for only the second term. One character for each class that students attended in a semester. Students told their passcodes to their teacher, and for every correct character, they got 1 point added to their speaking exam score. The data was analyzed via SPSS v27 (Statistical Package for Social Sciences). Qualitative data were analyzed using conventional content analysis. Since the data was not normally distributed, the Mann-Whitney U test was used to calculate the p-value. Findings showed that this method significantly improved the students' participation in online classes and increased their motivation as well as their test scores.
  • Öğe Türü: Yayın ,
    Erken tasarım aşamasında makine öğrenmesi tabanlı bina enerji performansı tahmin modeli
    (İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) Taştemir, İbrahim Agah; Köymen, Erdem
    Mimarlık disiplini, yalnızca yapıların biçimsel ve işlevsel gereksinimlere uygun biçimde tasarlanmasını değil, aynı zamanda bu yapıların kullanıcılar için sağlıklı, konforlu ve enerji verimli yaşam alanları oluşturmasını da kapsamaktadır. Bu bağlamda, iç mekân konforunun sağlanması mimari tasarımın ayrılmaz bir parçası hâline gelmiş; özellikle ısısal konfor, insan vücudunun ısıl dengesi ve uyumu açısından doğrudan bir etki oluşturmaktadır.Günümüz yapı sektöründe sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve iklimsel konfor gibi konular giderek önem kazanmakta; bu çerçevede mimari tasarım süreci, estetik ve işlevsellik parametrelerinin ötesine geçerek, fiziksel çevre koşullarını dikkate alan çok boyutlu kararların alınmasını gerektirmektedir. Özellikle tasarımın ilk aşamalarında alınan kararların, bina performansı üzerinde uzun vadeli etkiler yaratması, bu süreçte hızlı ve güvenilir enerji analiz araçlarının kullanılmasını zorunlu kılmaktadır. Mevcut bina performans simülasyonu (BPS) araçlarının detaylı veri ihtiyacı ve uzun hesaplama süreleri, mimarların erken karar aşamasında bu araçlardan faydalanmasını sınırlamaktadır. Bu bağlamda çalışma, bina geometrisine bağlı enerji tüketimini tahmin edebilen, veri üretimi, model eğitimi ve kullanıcı arayüzü bileşenlerinden oluşan bütünleşik bir makine öğrenmesi (ML) tabanlı tahmin modeli önermektedir. Çalışmanın birinci bölümü olan giriş kısmında, mimari tasarım sürecinde enerji verimliliği ve iklimsel konforun artan önemi vurgulanmış, özellikle erken tasarım aşamasında alınan kararların yapı performansı üzerindeki belirleyici rolü tartışılmıştır. Bu bağlamda, geleneksel simülasyon araçlarının sınırlılıkları ve bu araçların mimari tasarım sürecine entegrasyonundaki zorluklar ele alınarak, yapay zeka ve makine öğrenmesi tabanlı yeni yaklaşımlara duyulan ihtiyaç temellendirilmiştir. Ayrıca çalışma kapsamında geliştirilecek modelin, bu ihtiyaca yanıt verecek şekilde tasarlandığı ve enerji odaklı tasarım kararlarını destekleyecek bir araç sunmayı hedeflediği ifade edilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde mimari tasarım süreçlerinden bahsedilmiş, erken tasarım aşamasının bina performansına olan etkisi irdelenmiştir. İkinci bölümün diğer kısmında ise bina erken tasarım aşamasında iklimsel konfor ve enerji tüketimini etkileyen tasarım parametreleri incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde, erken tasarım aşamasında bina iklimsle konfor ve enerji tüketimini değerlendirmek için kullanılan araçlar incelenmiştir. İlk bölümde bu alanda yapılan sınıflandırmalar incelenirken, bölümün diğer kısmında ise veri güdümlü bina enerji performansı değerlendirme yöntemleri incelenmiş, literatürde bu alanda yapılan çalışmalara yer verilmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümü olan yöntem bölümünde ise bina erken tasarım aşamasında kullanılabilecek bir model önerisinde bulunulmuştur. Yöntem bölümünün ilk bölümünde veri üretimi için parametrik tasarım aracı Grasshopper'da bir parametrik analiz düzlemi geliştirilmiştir. Geliştirilen modelde, belirlenen plan geometrileri 3m × 3m ebatlarında değişken yükseklikteki voxel birimlerine ayrılarak, yüzey esaslı parametreler ile temsil edilmiştir. Bu kapsamda 6125 bina formu ve 986.000 birimden oluşan bir veri seti oluşturulmuştur. Veri üretim sürecinde, Grasshopper ortamında geliştirilmiş parametrik bir ayrıştırma algoritması ile başlatılmış; bina varyasyonları sistematik biçimde modellenmiş ve Pollination Cloud platformu üzerinden EnergyPlus tabanlı enerji simülasyonları gerçekleştirilmiştir. Isıtma ve soğutma yükleri, cephe saydamlık oranları, yönlenme, yüzey-hacim oranı gibi değişkenlerle ilişkilendirilmiş ve yapı kabuğu analiz düzlemleri oluşturulmuştur. Elde edilen enerji verileri, Google Colab üzerinde CatBoost, Random Forest ve MLP gibi farklı ML algoritmaları ile işlenmiş, modellerin karşılaştırmalı performansları değerlendirilmiştir. Bu süreçte MLP modeli en yüksek başarı oranını göstermiştir (R²: 0.99, MSE: 1.03). Modelin, tasarım arayüzü bölümünde çıktı dosyaları dışa aktarılarak Python betimi aracılığıyla Grasshopper ortamına entegre edilmiştir. Bu entegrasyon, Human UI arayüzü ile desteklenerek, tasarımcıların erken aşamada yapı geometrisini tanımlayıp enerji tahminlerini anında alabileceği bir sistem haline getirilmiştir. Çalışmada geliştirilen enerji değerlendirme modeli, Türkiye'de yürürlükte olan Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği kapsamında yer alan BEP-TR ulusal hesaplama yöntemi ile ilişkilendirilmiştir. Bu bağlamda, çalışmada geliştirilen modelin çıktıları, BEP-TR'de esas alınan referans bina yöntemi doğrultusunda değerlendirilmiş; parametrik veri setinde yer alan bina varyasyonları, BEP-TR sınıflandırma aralıklarına göre enerji sınıflarıyla karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir Modelin doğruluğu, Emlak Konut projelerinden elde edilen 12 farklı bina plan geometrisi örneği ile test edilmiştir. Ayrıca modelin sonuçları, EnergyPlus tabanlı klasik simülasyonların hesap süreleri ile karşılaştırılmış; ML tabanlı modelin %90'a varan zaman tasarrufu sağladığı ortaya konmuştur. Bu sayede geliştirilen sistem, tasarım sürecine entegrasyon açısından yüksek bir verimlilik ve kullanılabilirlik sunmaktadır. Bu çalışma, literatürde sıkça dile getirilen veri temelli ve tasarım sürecine entegre enerji analiz modeli ihtiyacına karşılık veren bütüncül bir çözüm sunmuştur. Geliştirilen model, hem akademik hem de sektörel uygulamalarda kullanılabilecek, karar destek aracı niteliği taşıyan bir değerlendirme modeli ortaya koymakta; enerji verimliliği hedeflerine ulaşmada erken tasarım sürecinin etkinliğini artıran önemli bir katkı sağlamaktadır.
  • Öğe Türü: Yayın ,
    Pekiştireç duyarlılık sistemleri ve kişilik bozuklukları ilişkisinde dürtüselliğin aracı rolünün incelenmesi
    (İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, 2025) İhtiyar Karakuş, Hafize; Bilge, Yıldız
    Bu tez çalışmasının amacı, pekiştireç duyarlılık sistemleri ile kişilik bozuklukları türleri arasındaki ilişkide dürtüselliğin, dürtüsel kişilik, dürtüsel seçim ve dürtüsel eylem olmak üzere üç farklı boyutunun rolünün incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda çalışmada Coolidge Eksen II Envanteri Plus Türkçe Kısa Formu (CATI+TR-KF), Pekiştireç Duyarlılık Ölçeği (PDÖ), Barratt Dürtüsellik Ölçeği (BDÖ), Haz Erteleme Ölçeği (HEÖ), NimStim Yüz İfadeleri Seti (NimStim Face Stimulus Set) ve NimStim Yüz İfadeleri Setinin Yer Aldığı Bilgisayar Destekli Uygulama Programı kullanılmıştır. Çalışmanın verileri hem özbildirim envanterleri aracılığıyla hem de dürtüsel eylem boyutu için uygulanan yap/yapma deneyi üzerinden toplanmıştır. Araştırmada değişkenler arasındaki ilişkilerin tespit edilmesi amacıyla Pearson Korelasyon Analizi, gruplar arasındaki karşılaştırmalar için Bağımsız Gruplar t-testi ve aracılık etkilerinin belirlenmesi için PROCESS Macro V.3.4 programında yer alan Hayes modelleri (model 6 ve model 4) kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 18-33 yaş aralığındaki 190 kadın ve 40 erkek olmak üzere toplam 230 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Elde edilen sonuçlara göre, pekiştireç duyarlılık sistemleri ve kişilik bozuklukları türleri arasındaki ilişkide dürtüselliğin farklı boyutlarının kısmi ve tam aracı rolleri olduğu görülmüştür. Dürtüsel kişilik ve dürtüsel seçim boyutları tüm kişilik bozukluklarıyla ilişkili bulunurken; deneysel olarak ölçülen dürtsel eylem boyutunun sadece A küme bozukluklarıyla ilişkili olduğu görülmüştür. Araştırma sonuçları, dürtüselliğin kişilik bozuklukları türleri için çok yönlü değerlendirilmesi gereken bir faktör olduğunu desteklemektedir.