Kur'ân Mecâzlarında Anlam Genişlemesi Bağlamında Enbiyâ Sûresi 30. ve Nûr Sûresi 35. Âyetleri Üzerine Bir İnceleme
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
İnsan, zaman ve mekân boyutları içerisinde yaşamını sürdüren bir varlıktır. Aklî melekeleri de bu yüzden sınırlıdır. Bilinmeyen bir kavramın insan zihninde şekillenebilmesi için analoji (benzetme) yöntemine başvurulur. Bu yöntemle kişi, muhakeme gücünü kullanarak anlatılmak istenilen şeyin ne olduğunu aklında somut (gösterge) bir hale getirir. Yazınsal süreçte bu metoda mecâz/istiâre/teşbîh gibi isimler verilmiştir. Kur'ân’da da birçok âyetlerde teşbîh, mecâz ,istiâre gibi belâgat ilminin unsurları kullanılmıştır. Mutlak (yetkin) ilim sahibi olan Allah ile sınırlı bir akla sahip olan insan arasındaki iletişimin sağlıklı olması da bu yöntemlere bağlıdır. Dolayısıyla üst bir varlığın, kendisinden çok daha alt seviyede olan başka bir varlık ile başarılı bir iletişim kurabilmesi için mesajının algılanabilir ve de anlaşılabilir olması gerekir. Böylece verilmek istenen mesaj, net bir biçimde aktarılmış olur. İnsanların hayata bakış açıları, sahip olduğu bilgileri ve hayat standartları zamanla değişir, gelişir. Bununla beraber kullandıkları dilde de bir takım değişimler söz konusudur. Bu çalışma, toplumun ve sahip olduğu bilginin kullandığı dilin ilerlemesi karşısında Kur'ân-ı Kerîm’deki mecâzi anlam içeren âyetlerin mânalarında zaman içerisinde bir genişlemenin var olduğunu göstermek için yapılmıştır. Araştırmada incelemek için örnek olarak, mecâz anlamlı kelimeler içeren Enbiyâ Sûresi 30. ve Nûr Sûresi 35. âyetleri ele alınmıştır. Araştırma evreni, Asr-ı Saadetten günümüze kadar olan süreci kapsamaktadır. Çalışmanın yöntemi, tahlil etme, kıyaslama ve yorumlama aşamalarından oluşmaktadır. Tahlil aşamasında, âyetlerin sözlük, gramer ve i’râbî analizi yapılmış olup, kıyas aşamasında bu âyetler üzerine yazılan filolojik, dir âyet ve riv âyet türü tefsirler taranmıştır. Ayrıca, örnek âyetlerle ilgili fen ilimleri sahasında da eserler incelenmiştir. Yorumlama aşamasında ise, âyetlerin, zaman içerisinde yazılışına bağlı kalarak bir anlam genişlemesine uğradığı sonucuna varılmıştır. Günümüzde de Kur’ân’ın tarihsel olması veya onun bilimselliğe aykırı olup olmadığı hâlâ tartışılan bir gerçektir. Söz konusu tartışmaların tümüne cevap vermede bu yaklaşım metodu önerilmekle beraber, âyetlerdeki ilmî gerçeklerin dönemin bilimsel verileriyle ilişkilerini ortaya koyma açısından da tefsir literatürüne bir katkı sağlaması öngörülmektedir









