Sabahattin Ali Özelinde Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Edebiyat-Siyasi Erk İlişkisine Bir Bakış
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Kültür tarihimizde sanatın siyasetle ilişkisi, Tanzimat’tan sonraki süreçte ay dınların sosyal, kültürel ve siyasi meselelere kayıtsız kalmayıp içinde bulun dukları durumdan daha iyisini isteme yolunda attıkları adımlarla hız kazan mıştır. Yazar ve düşünürlerin siyasi erkle olan ilişkisine çoğunlukla otoriteyi temsil eden idarecilerin tutum ve davranışları yön vermiştir denilebilir. I. ve II. Meşrutiyet tecrübelerinden sonra 1923’te Cumhuriyet’in ilan edilmesiy le birlikte imparatorluk yıkılmış ve yeni bir rejimin hâkimiyeti başlamıştır. Edebiyat bağlamında söylenecek olursa Cumhuriyet’ten önce özerkliğine ka vuşamayan sanat, Cumhuriyet’in ilk yıllarında da ulus devlet yapısının getir miş olduğu önceliklerden nasibini almıştır. Murat Belge, Türkiye’de kanonun oluşumunu irdelediği yazısında kano nu meydana getiren mercilerden biri olarak siyaset ya da devlet denen tüzel kişiliği gösterir.1 Ömer Türkeş, Cumhuriyet’in ilanından sonraki yeniden yapılanma sürecinde Kemalist bir edebiyat kanonu yaratılmak istendiğini be lirtmiş, bunun için de “pratik, teorik ve manipülatif” çabalar gösterildiğini ifade etmiştir.2 Selçuk Çıkla, 1923-1950 arasında rejim ve edebiyat arasın daki ilişkiyi incelediği çalışmasında Tek Parti iktidarının sanata ait alanlara müdahale ettiğinin, sanatı ve sanatçıları belli konularda yazmaya yönlendir diğinin altını çizer; öyle ki Cumhuriyet rejiminin istediği gibi yazan ve çalışan edebiyatçılar taltif edilirken rejim açısından uygun görülmeyen yazılar kaleme alanlar cezalandırma yoluna gidilmiş, muhalif olan veya muhalif olduğu dü şünülenler için ise baskı, sürgün, sansür, hapis, görevden alma veya görev vermeme gibi yaptırımlar uygulanmıştır.3 Orhan Koçak, sanat ve edebiyatın “siyasal iktidar” karşısında kısmi bir bağımsızlık edinmesinin ancak 1950’li yıllarda mümkün olduğunu belirtir.4 Süreç hakkında yorumları arttırmak mümkündür. Cumhuriyet’in ilk yıllarıyla ilgili araştırmalarda edebiyatın dev let eliyle şekillendirilmeye çalışıldığına dair gözlemler öne çıkmaktadır. 41 yaşında hayata gözlerini yuman, edebî faaliyetleri Cumhuriyet’in ilk 25 yılına tekabül eden Sabahattin Ali de bu süreçte siyasi erk ile sancılı bir ilişkisi olan sanatçılar arasındadır.









