Erdemli olmanın merhaleleri ve sosyal kurumsal yapı:modern tekelci iktisadi sistemden insan merkezli iktisadi nizama geçiş

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Türkiye Yazarlar Birliği

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Araştırma projeleri

Organizasyon Birimleri

Dergi sayısı

Özet

İnsanı, yaratılanların en şereflisi (eşrefi mahlûkat) kılan husus, sahip olduğu yetenekleri ve üstlendiği görev sorumluluklarıdır. Akıl ve muhakeme gücüne sahip olan insan, dört temel yetenekle donatılmış bir varlıktır. Hissetme, düşünme, irade ve ünsiyet yetenekleri ile donatılan insanın bu yetenekleri beşerin doğasına uygun (fıtri) eğitimle geliştirilir ise, varlıkların en hayırlısı (hayr-ul beriye) olur. Yaradılış gayesine uygun bir canlı olarak yeryüzünü imar ve ıslah eder. Fiziki çevreyi mamur ve sosyal hayatı ıslah eder. Şayet insanın temel yetenekleri beşerin fıtratına uygun olmayan bir eğitim ile eğitilir ise, insan canlılarını en tehlikesi haline gelir. Yeryüzünü tahrip ve ifsat eder. İyilikte de kötülükte de hiçbir canlı varlık insanla yarışamaz. İnsan fıtratına uygun eğitim, insanın müspet davranmaya sevk eder. Ona üretim faktörlerini verimli kullanma ve sorun çözme becerisini kazandırır. Eğitilmiş kişiler bir işte istihdam edilirse, bilgi ve becerisini üretime ve faydalı hizmetlere dönüştürülür. Eğitilmiş işgücü bir toplum için en büyük servettir. Çalışma gücüne ve iradesine sahip olan insanın, özellikle eğitimli insanların işsiz bırakılması ise, telafisi mümkün olmayan bireysel ve toplumsal bir kayıptır. Çünkü geçen zamanın geri getirilmesi mümkün değildir. Potansiyel üretim gücü olan emeğin âtıl kalmasını ifade eden işsizlik, yoksulluğun temel nedenidir. Emek stoklanarak ileride kullanılamaz. İnsanın dışındaki varlıklar yaradılış gayelerine göre işlevlerini, atomlarında, hücre ve DNA’larındaki programlara göre yerine getirirler. Bundan dolayı cansızlar, bitkiler ve hayvanlar âleminde ahenk ve barış (silm) hâkimdir. Mineraller, bitkiler ve hayvanlar âleminde hâkim olan ahengin kanunlarını bu varlıkları konu edinen ilimler ortaya koymaktadırlar. Allah, Rabb-ul âlemin olarak mineraller, bitkiler ve hayvanlar allemlerinde koyduğu doğal (ilahi) kanunlar ile ahenk ve barışı tesis etmektedir. Bundan dolayı kâinatta ahenk ve doğal denge söz konusudur. Fizikçi ve kimyagerler, fizik ve kimya kanunlarını koyma gücüne sahip değillerdir. Onlar, Yaratıcı olarak Allah’ın koydukları kanunları keşfetmektedirler.

Açıklama

Arif Ersoy, Prof. Dr., İstanbul S. Zaim Üniversitesi, İslâm Ekonomisi ve Finans Bölümü Öğretim Üyesi. -- IV. Ahlâk Şûrası İnsan, Ahlâk ve İktisat, 15-17 Eylül 2017 HATAY, Türkiye: “Prof. Dr. Sabahattin Zaim Hocanın Aziz Hatırasına” -- Editörler Musa Kazım Arıcan, Muhammed Enes Kala Yunus Emre Aydınbaş -- Türkiye Yazarlar Birliği Yayınları.

Anahtar Kelimeler

Kaynak

IV. Ahlak Şurası: İnsan, Ahlâk ve İktisat

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren