XVII. Yüzyılda Vahdet-i Vücûd Düşüncesinin Bir Şârihi / Taşıyıcısı Olarak Lâmekânî Hüseyin Efendi’de Vücûd ve Mârifet
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Rumeli’de doğan Lâmekânî Hüseyin Efendi, ilk eğitimini tamamladıktan sonra tasavvufa yönelmiş, gençlik yıllarında dönemin Bayrâmî-Melâmî kutbu olarak kabul edilen Hasan Kabâdûz’a (ö. 1010/1601) intisâb etmiştir. Seyr ü sülûkünü tamamladıktan sonra ömrünü telif, sohbet ve irşâdla geçirmiş, 1034-35/1624-25 tarihinde vefat etmiştir. Dîvân, Vahdetnâme, Risâle-i Vahdet, Esrârnâme gibi çeşitli eserler telif eden Lâmekânî Hüseyin Efendi, eserlerinde özellikle hem tasavvufun seyr ü sülûk gibi amelî, hem de vücûd ve mârifet gibi nazarî meseleleri üzerinde durmuştur. Bu makalede ise Lâmekânî Hüseyin Efendi’nin vücûd ve mârifet kavramlarına dair yaklaşımı, mutlak vücûd, vahdet-kesret meselesi, insân-ı kâmil kavramı, mârifetullah-mârifetü’n-nefs ilişkisi bağlamında ele alınmış ve onun bu görüşleriyle İbn Arabî takipçisi olup olmadığı, XVII. yüzyılda vahdet-i vücûd düşüncesinin bir şârihi / taşıyıcısı olup olmadığı sorularına cevap aranmıştır.
Lamekani Huseyin Efendi, who was born in Rumelia, initiated to sufism after completing his first education, and became a disciple of Hasan Kabaduz (d. 1010/1601), who was accepted as Bairami-Malami kutb in his youth. After completing his seyr u suluk, he spent his life with authorship, ministry and guidance, and died in 1034-35/1624-25. Lamekani Huseyin Efendi, who has written many works such as Divan, Vahdetname, Risale-i Vahdet, Esrarname, especially focused on the practical issues such as seyr u suluk and the theoretical issues such as wujud and marifat.In this article, Lamekani Huseyin Efendi’s approach to the concepts of wujud and marifat is discussed at the following titles; wujud al-mutlak, the problem of wahdet-kesret, the concept of insan al-kamil and the relationship of the marifatullah-marifatannafs. This article also focused on the following questions: Is Lamekani Huseyin Efendi with his views a follower of Ibn Arabî or not? And is he a commentator/bearer of wahdet al-wujud doctrine in the 17th century or not?









