Çocuk ve ergenlerde travma sonrası büyüme: sistematik bir derleme çalışması
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Travmatik yaşantılar, kişinin başa çıkma mekanizmasını kullanmasını engelleyen, ruhsal ve bedensel bütünlüğünü tehdit eden olaylar olarak tanımlanmaktadır. Ruhsal bozuklukların tanısal ve istatistiksel el kitabına (DSM-5) göre travmatik bir stres kaynağı aşağıdakilerden bir veya birkaçını içermelidir: • Fiili veya tehdit edilerek, ölüm, yaralanma veya birinin fiziksel bütünlüğünü tehdit eden bir olayı doğrudan kişisel olarak deneyimlemek; • Ölüm, yaralanma veya başka bir kişinin fiziksel bütünlüğüne tehdit içeren bir olaya tanık olmak; • Aile bireyleri veya yakın çevre tarafından yaşanan ölüm, yaralanma veya yaşanan tehlike hakkında bilgi edinmek. Bireylerin maruz kaldığı travmalar arasında cinsel veya fiziksel istismar, ağır kazalar, kanser veya diğer hayatı tehdit eden hastalıklar, doğal veya insan kaynaklı felaketler, savaş, terörizm ve bir ebeveynin, kardeşin veya arkadaşının ani ölümü sayılabilir (Cohen, Mannarino ve Deblinger, 2006). Klinisyenler ve araştırmacılar şimdiye kadar ağırlıklı olarak travmatik olayların olumsuz sonuçlarına odaklanmıştır ancak son zamanlarda travmatik olayların bazı bireylerde olumlu sonuçlar ortaya çıkarabileceği düşünülmektedir. Özellikle de travma sonrası büyüme (TSB) - “travma ile mücadelenin bir sonucu olan olumlu değişim deneyimi” kavramı dikkat çekmeye başlamıştır - ki bu, kişinin stresli olay ve koşullarda yaşadığı deneyimlerin dönüştürücü potansiyelini vurgulamaktadır. Bu bağlamda, travma sonrası büyüme (TSB) kavramı yetişkinlerde giderek artan bir şekilde araştırılmaktadır. Ancak, şu ana kadar çocuk ve ergenlerden elde edilen veriler yetersizdir. Birçok çocuk ve ergen yaşamları boyunca travmalarla karşılaşır. Travmatik olaylara maruz kalan çocuk ve ergenlerde çok çeşitli psikiyatrik semptomlar (depresyon, anksiyete, TSSB gibi) görülebilmektedir. Bununla birlikte, travmatik bir olaya maruz kalan her çocuğun travma semptomları geliştirmeyeceği de ifade edilmelidir. Pek çok çocuk, şiddetli strese maruz kalsa bile esneklik, başarılı olma ve üstün olma yeteneği gösterir (Leckman ve Mayes, 2007). Travmadan etkilenen ergenlerin bir kısmı yetişkinlik döneminde çeşitli ruh sağlığı problemleri yaşarken (Fergusson, McLeod ve Horwood, 2013) diğerlerinde negatif semptomlar belirgin bir şekilde azalmaktadır (Piyasil ve ark., 2011; Hiller ve ark., 2016). Travmaya karşı gösterilen psiko-duygusal tepkilerdeki büyük değişkenlik nedeniyle, travma sonrası yaşantıların evrensel olarak olumsuz olamayacağı olasılığı gündeme gelmiştir. Sadece bazı travma mağdurlarının TSSB veya diğer psikiyatrik belirtiler geliştirmemeleri değil, bazılarının travmadan sonra psikolojik yararlar elde edebileceği de tartışılmıştır. --Giriş'ten









