Decision Making Under Uncertainty: An Empirically Grounded and LLM-Assisted Theoretical Framework of Religio-Moral Agency
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
In an era of increasing uncertainty and pervasive unsustainability, this dissertation investigates how Muslim agents, specifically executives in faith-based charitable organizations, relate their faith to their moral world in decision-making. The primary research question explores this faith-morality nexus under contemporary pressures. A multi-stage methodology was employed, commencing with a qualitative Grounded Theory-informed analysis of interviews with 21 Muslim executives from GCC and UK contexts. These empirical findings were initially structured within a researcherdeveloped theoretical framework, and then further refined through an LLM-assisted, multi-lens (religious, sociological, and psychological) analysis, culminating in an Integrated Theoretical Framework (ITF). The study proposes the ‘Dynamic Faith-Based Moral Navigation’ framework as its central theoretical contribution. This model depicts a process wherein uncertainty triggers a faith-uncertainty dialectic, activating a multi-level faith-informed moral agency. This agency, underpinned by a systemic sustainability ethic derived from Islamic principles like stewardship (khalifah), guides individuals in navigating competing imperatives, often by seeking balance. Key operational mechanisms include a dual-process moral response (critique and construction), robust transgenerational ethics (nasl), the implementation of values through institutional and educational vectors, and an affective bridge where emotion sustains moral commitment. To exemplify how elements of this individual agency might translate to collective phenomena, a foundational Agent-Based Model (ABM) was also conceptualized; this barebones model explored how tawakkul-based resilience and distinct influence strategies could shape collective awareness diffusion regarding sustainability, serving as an illustration of empirically-grounded simulation rather than for predictive claims. This research offers a nuanced model of contemporary Muslim moral agency, providing insights for faith-based organizations and policymakers, and contributing to intercultural understanding of ethical decision-making concerning sustainability in complex, uncertain contexts.
Bu tez, belirsizlik, sürdürülemezlik ve muhtelif krizlerin şekillendirdiği zamanımızda Müslüman aktörlerin, özellikle belirtmek gerekirse hayır kurumlarındaki karar alıcıların, ilgili karar süreçlerinde dini inançları ile ahlak anlayışlarını nasıl ilişkilendirdiğini incelemektedir. Bu amaçla çok aşamalı bir metodolojiyle, Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri ve Birleşik Krallık'tan 21 Müslüman yöneticiyle yapılan görüşmelerin Gömülü Kuram temelli nitel analizi yapılmış, bu ampirik bulgularla bir kuram inşa edilmiş, ardından bu kuram Büyük Dil Modeli destekli disiplinler arası (psikolojik, sosyolojik ve dini) bir analizle zenginleştirilerek yeni bütünleşik bir kuramsal çerçeve geliştirilmiştir. Çalışmanın temel kuramsal katkısı ‘Dinamik İnanç Temelli Ahlaki Yönlendirme’ (Dynamic Faith-Based Moral Navigation) modelidir. Bu model, karar vermeyi etkileyen belirsizliğin bir din-belirsizlik diyalektiğine dönüştüğü, çok katmanlı ve kaynağını dinden alan bir ahlaki faillik sürecini ortaya koymaktadır. Yeryüzünün halifesi gibi İslami ilkelere dayanan sistemik bir sürdürülebilirlik etiği ile desteklenen bu faillik, bireylere birbirleriyle çelişen tercihler arasında seçim yaparken genellikle denge arayışı ile rehberlik etmektedir. Modelin operasyonel mekanizmaları şu şekildedir; etik senaryolara eleştiri ve/veya çözüm üretme odaklı iki yönlü ahlaki tepki, kapsamı neslin korunması ilkesine dayanarak gelecek nesilleri de kapsayacak şekilde genişletme, kararı kurumsal ya da eğitsel uygulamalarla hayata geçirme ve nihayetinde bu karara ahlaken bağlılığı duygusal olarak canlı tutma. Ayrıca, bu bireysel failliğe dair unsurların kolektif olgulara nasıl yansıyabileceğini göstermek amacıyla, araştırmanın temel bulgularından ‘tevekkül esaslı dayanıklılık’ mekanizmasını basit bir toplumsal yayılım senaryosu içinde inceleyen, öngörü ya da tahmin amacı gütmekten ziyade ampirik temelli bir simülasyon örneği sergilemeyi amaçlayan bir Etmen Tabanlı Model (ABM) geliştirilmiştir. Bu araştırma, çağdaş Müslümanın ahlaki failliğine dair kapsamlı ve ayrıntılı bir model sunarak, sivil toplum kuruluşlarına, politika yapıcılara ve belirsizliğin hakim olduğu etik karar alma süreçlerinin yönetimine önemli katkılar sağlamaktadır.









