Kronik hastalığa sahip bireylerde sürekli kaygının belirsizliğe tahammülsüzlük ve bilişsel duygu düzenleme stratejileri ile ilişkisi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Araştırma projeleri

Organizasyon Birimleri

Dergi sayısı

Özet

Bu araştırma kronik hasta bireylerde sürekli kaygı, belirsizliğe tahammülsüzlük ve bilişsel duygu düzenleme stratejileri arasındaki ilişkinin ortaya konması amacıyla yürütülmüştür. Çalışmaya Türkiye'nin farklı vilayetlerinde yaşayan 156 kronik hasta ile 159 sağlıklı birey olmak üzere toplam 315 kişi katılım sağlamıştır. Katılımcılara bilgilendirilmiş onam ve demografik bilgi formu ile birlikte Koronavirüs Kaygı Ölçeği, SF-12 Yaşam Kalitesi Ölçeği, Sürekli Kaygı Ölçeği, Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği ve Bilişsel Duygu Düzenleme Ölçeği verilmiştir. Yapılan karşılaştırmalı analizler sonucu kronik hastalığa sahip bireylerin sağlıklı bireylere kıyasla yalnızca fiziksel yaşam kalitesi açısından farklılaştığı görülmüştür. Diğer verilerde gözlenen ve literatür bilgisiyle tam olarak örtüşmeyen farklılaşmama sonucunun, tüm kronik hastaların hastalık türünün ayırt edilmeden tek bir grupta ele alınmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Kronik grup içerisindeki ilişkisel analizlere bakıldığında bu analizlerde yaşın artmasıyla birlikte mental yaşam kalitesinin de arttığı ve sürekli kaygının azaldığı görülmektedir. Sürekli kaygının belirsizliğe tahammülsüzlük ile güçlü pozitif bir ilişkide olduğuna, uyumsuz bilişsel duygu düzenleme stratejilerinin bu iki değişkenle beraber paralel bir artış gösterdiğine ve felaketleştirmenin sürekli kaygı ile pozitif güçlü bir ilişki içerisinde olduğuna ulaşılmıştır. Uyumlu duygu düzenleme stratejilerinden olan pozitif yeniden odaklanma ve pozitif yeniden değerlendirmedeki artış ile sürekli kaygının azaldığı; kabullenme ve bakış açısına yerleştirmedeki artışın ise belirsizliğe tahammülsüzlüğü azaltabildiği elde edilen ilişkisel analiz sonuçlarındandır. Bulgular, belirsizliğe tahammülsüzlük ve uyumsuz bilişsel duygu düzenleme stratejileri olan kendini suçlama, ruminasyon, felaketleştirme ve başkalarını suçlamanın sürekli kaygı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir yordayıcılığa sahip olduğunu göstermektedir. Son bölümde ise araştırma bulguları literatür kapsamında tartışılmış, çalışmanın eksikliklerine değinilmiş ve gelecek çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.

This research was conducted to reveal the relationship between trait anxiety, intolerance of uncertainty and cognitive emotion regulation strategies in individuals with chronic disease. A total of 315 people, including 156 chronic patients and 159 healthy individuals living in different provinces of Turkey, participated in the study. Informed consent form, demographic information form, Coronavirus Anxiety Scale, SF-12 Quality of Life Scale, Trait Anxiety Scale, Intolerance of Uncertainty Scale and Cognitive Emotion Regulation Scale were given to all participants. As a result of the comparative analyzes, it was seen that individuals with chronic diseases differ only in terms of physical quality of life compared to healthy individuals. It is thought that the result of non-differentiation observed in other data, which does not fully consistent with the literature, is due to the fact that all chronic patients are considered in a single group without distinguishing the disease type. When the correlational analyzes within the chronic group are examined, it is seen that the quality of mental life increases and the trait anxiety decreases with the increase in age. It has been found that trait anxiety has a strong positive relationship with intolerance of uncertainty and maladaptive cognitive emotion regulation strategies and especially catastrophizing has a strong positive relationship with trait anxiety. In the adaptive emotion regulation strategies, trait anxiety decreased with the increase in positive refocusing and positive reappraisal; intolerance of uncertainty decreased with the increase in acceptance and putting into perspective. Findings show that intolerance of uncertainty and maladaptive cognitive emotion regulation strategies such as self-blame, rumination, catastrophizing and blaming others have statistically significant predictors on trait anxiety. In the last part, the research findings were discussed within the scope of the literature, the deficiencies of the study were mentioned and suggestions were made for future studies.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Kronik hastalık, Sürekli kaygı, Belirsizliğe tahammülsüzlük, Bilişsel duygu düzenleme, Yaşam kalitesi, Chronic disease, Trait anxiety, Intolerance of uncertainty, Cognitive emotion regulation, Quality of life

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren