II. Abdülhamid Dönemi’nde Osmanlı Hariciyesinde Görev Alan Üst Düzey Gayrimüslim Memur ve Diplomatlar (1876-1908)
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet’in temelini atmış olduğu “Millet Sistemi”, Osmanlı Devleti’nde yaşayan Müslüman ve gayr-i Müslim nüfusunu teşkilatlandırmıştır. Bu teşkilatlanma aynı zamanda Müslüman tebaa ile azınlık konumundaki gayr-i Müslim nüfusun arasına görünmez bir çizgi çizmiştir. Söz konusu çizgi, 1839 Tanzimat Fermanı’nın ilanına kadar sosyal ve siyasi anlamda devletin birçok kademesinde Osmanlı gayrimüslimlerini Müslüman unsurlardan ayırmıştır. Gayr-i Müslimler, IX. yüzyılın ikinci yarısına kadar idari görevlere getirilememiş olmalarına rağmen her zaman Osmanlı sarayıyla irtibatta kalmışlar ve kendi içlerinde aristokrat sınıflar meydana getirebilmişlerdir. Gayr-i Müslimler, Osmanlı Devleti için dönüm noktaları olan Tanzimat ve Islahat Fermanları’ndan sonraki süreçte memur ve idareci olarak devlet hizmetinde bulunmuşlar, Osmanlı bürokrasi kademelerinde yer alarak ‘‘Paşa’’ ve ‘‘Vezir’’ rütbelerini elde etmişlerdir. Hatta gayrimüslimler son dönem Osmanlı bürokrasi ağının en üst kademelerine yükselerek birçok bakanlıklarda görev alıp müsteşarlık yapmışlardır. Öyle ki, Mustafa Reşid Paşa, Mehmet Emin Ali Paşa ve Keçecizade Fuad Paşa’ların Osmanlı olduğu kadar, Ermeni, Rum ve Yahudi asıllı Paşa’lar da o derece Osmanlı kimliği ile bütünleşmişlerdir. Şüphesiz IX. yüzyıl Osmanlı tarihi Müslüman-gayr-i Müslim unsurların müşterek gayretleriyle inşa edilmiştir.









