Muhammed Fevzi Bâtûmî’nin Zikir ile İlgili Görüşleri

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Araştırma projeleri

Organizasyon Birimleri

Dergi sayısı

Özet

Nakşibendi-Hâlidî meşâyihinden olan Muhammed Fevzi Bâtûmî (ö.1953), AhmedZiyâeddîn Gümüşhânevî (ö.1813-1894)’nin halifelerinden olan Şeyh Ömer Ziyâed-dîn Dağıstânî (ö.1850-1920)’den icâzet alarak halifesi olmuştur. Üstadından icazeti1921’li yıllarda almasına müteakip Eyüp’te bulunan HacıAli Tekkesi’nde irşad faaliyet-leri yürütmüştür. Muhammed Fevzi Efendi, birçok Osmanlı meşâyıhi ve ârifleri gibifazla tanınmayan manevî değerlerimizden biridir. Bâtûmî, Hulâsatu’t-Tasavvuf adlıeserinde tasavvufu “ilâhi ahlaklarla ahlaklanmak, kulluk sıfatlarıyla muttasıf olmak”olarak tanımlamaktadır. Bâtûmî eserinde müellif sûfîlerin şeriata bağlılıklarını yan-sıtan söz ve davranışlarına geniş yer verir.Zikirden maksadın zikredileni huzuru kalp ile zikretmek olduğunu ifade eden Mu-hammed Fevzi Efendi kişinin kurtuluşa ermesinin ancak Hak Teâlâ’yı çokça zikrede-rek mümkün olabileceğini ifade eder. İnsan zikir için uygun yer ve zaman aramamasıgerektiğini ifade eden Bâtûmî, zikrin insanı faydası olmayan şeylerle vaktini zayi et-mekten koruduğunu ifade eder. Ona göre insan gerek dili gerekse kalbi ile Hakk’ı zik-redebilir. Bâtûmî, konuyu ele alırken zikrin anlamını ve uygulama yönünü işlemiştir.Bu çalışmada Muhammed Fevzi Efendi’nin zikir ile ilgili görüşleri; zikir, zikrin âdâbları,kelime-i tevhid zikri, hatm-i hâcegân başlıkları altında incelenmiştir.

Muhammed Fevzi Bātūmī (d. 1953), a Naqshbandī-Khālidī shaikh, became a caliphafter receiving his ijazah (licence) from Shaikh Ziyāeddīn Gümüşhānevī (1813-1894),one of the caliphs of Ömer Ziyāeddīn Dağıstānī (1850-1920). After receiving theijazah from his master, in 1921, he carried out irshad (guidance) practices at Hacı AliTekke in the Eyüp district of İstanbul. Bātūmī is a spiritual figure who, like many ofthe Ottoman shaikhs and sages, is not well known. In his work Hulāsat al-Tasawwuf,Bātūmī defines Sufism as “to be clothed with divine morals and to be embodied withthe attributes of servitude.” In his work, Bātūmī puts a great deal of emphasis on thewords and behaviours of Sufi authors that reflect their adherence to Shari‘a. Referringto the purpose of dhikr as to remember the One with a peaceful heart, MuhammedFevzi Efendi states that one can only attain salvation by constantly rememberingAllah the Almighty. He also states that one should not look for a suitable time andplace for dhikr, and that dhikr protects one from wasting one’s time on useless matters.According to him, a person can engage in dhikr of Allah with both the tongue and theheart. While addressing the subject, Bātūmī deals with the meaning and practicalaspects of dhikr. This study examines Muhammed Fevzi Efendi’s views on dhikr underthe headings of dhikr, etiquette of dhikr, dhikr of Tawhīd, and hatm-i hācegān, or therecitation of the names of the masters.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Tasavvuf, Nakşibendîyye, Muhammed Fevzi Bâtûmî, Zikir, Hatm-i Hâcegân, Sufism, Naqshbandiyyah, Muhammed Fevzi Bātūmī, Dhikr, Hatm-i Hācegān

Kaynak

Tasavvuf İlmi ve Akademik Araştırma Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

54

Künye

Görgün, T. (2024). Muhammed Fevzi Bâtûmî’nin zikir ile ilgili görüşleri. Tasavvuf: İlmî ve Akademik Araştırma Dergisi, 54, 177–197. https://doi.org/10.70951/tasavvufdergisi.1526560

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren