Anakronik bir karşılaştırma: İbn-i Haldun ve Karl Max
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
İbn-i Haldun, Batı dünyasında keşfedildiği zaman “tarihsel maddeciliğin öncüsü” 5 olarak karşılanmıştır. Bunun sebebi, onun toplumsal formasyonları açıklarken ekonomik güçlere önem vermiş olmasıdır. Özellikle şu cümleler bunda etkili olmuştur: “Bilmek gerekir ki, toplumların (nesillerin) ahvalinde görülen farklılık, sadece onların geçim yollarının farklı oluşundan ileri gelmektedir.”6 Ekonomi bilimi, İbn-i Haldun’a göre umrandaki gelişmelerin maddi temelini (üretim, ihtiyaçlar, tüketim, kazanç ve geçim biçimler vs.) inceler. Nasıl coğrafya ve iklim umranların farklılaşmasına yol açmışsa, toplumların geçim tarzları (ekonomi) da farklı evrelerde ve gelişme düzeylerinde yaşamalarına sebep olmuştur. Bu tespitler, şüphesiz ki Karl Marx’ın alt-yapı ve üst-yapı kavramlarını ve bunlar arasındaki ilişkiler konusundaki görüşlerini andırmaktadır. Marx’a göre toplumsal kurumları ve düşünceleri (yani üstyapıyı) belirleyen şey, toplumun altyapısı olan ekonomidir. Toplumsal üstyapı, ancak ekonomik bir çözümlemeyle anlaşılabilir. Bu demektir ki Marksist sosyoloji, bir ekonomi sosyolojisinden ibarettir. Yeni Marksistler, üstyapının da altyapıyı etkileyebileceğini savunsalar da Marx ekonomik temelin nihai anlamda belirleyici olduğuna inanır. Zaten bu inanç olmazsa, toplumun materyalist kavranışı ve analizi inandırıcı olmaktan çıkacaktır. Kanaatimize göre İbn-i Haldun ile Karl Marx arasındaki bu benzeşme görünüştedir. Derinlemesine bir araştırma yapıldığında, iki sebeple onların bağdaştırılamaz görüşlere sahip oldukları anlaşılacaktır. Şöyle ki, Marksizm özü itibariyle materyalist bir felsefeye dayanmaktadır. Marksist terminolojide ya da literatürde materyalizm (özdekçilik) en az üç anlama gelmektedir.









