Aşk Yolunun Avare Yolcusu
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Edebiyatımızın en önemli, en ünlü ve en sevilen na‘t örneklerinden biri, belki de birincisi olan Su Kasîdesi’nin, aynı zamanda en güzel beyitlerinden biri olan bu beytinde dile getirilen, Fuzûlî’nin Hz. Peygamber’e olan aşkı, özlemi ve ona kavuşma arzusudur. Şâirimiz sevgisini, istek ve arzularını beyitte doğrudan şahsı üzerinden değil, ömrünün geçtiği Kerbelâ, Hille, Necef ve Bağdat gibi, aynı zamanda suya hasret beldeler olarak bilinen bir coğrafyanın insanı olarak, hayatî öneme sahip bir unsur olan su üzerinden dile getirmiştir. Fuzûlî beyitte suyu bir insan, bir âşık gibi düşünmüş onu, Hz. Peygamber’e olan aşkı ve özlemi yüzünden, hiç olmazsa ayağının toprağına, tozuna yüz sürebilmek için ömürler boyudur durmaksızın, üstelik başını taştan taşa vurarak başıboş bir hâlde, âdeta çâresizlik içinde oradan oraya koşuşturan bir insana; yüreği sevgiliye kavuşma arzusuyla yanıp kavrulan bir âşığa benzetmiştir. Bilindiği üzere bilhassa Dicle ve Fırat gibi büyük nehirler zaman zaman hayli coşkulu bir şekilde, âdeta kabına sığmaz bir hâlde kayalara çarpa çarpa akar ve köpükler içinde kalırlar. Dolayısıyla suyun doğal olan bu akış tarzı, Hicaz yönüne doğru akması da dikkate alınmak sûretiyle, şâirin muhayyilesinde güzel bir sebebe bağlanmış ve Hz. Peygamber’in mübârek ayağının bastığı topraklara kavuşma isteğiyle izah edilmiştir.
Kitap özeti: Töreli Türk Edebiyâtı’nın, esâsında bir “Hazret-i Peygamber edebiyâtı” olduğunu söylemek ilk duyuşta mübâlağalı bir ifâde imiş intibâı verebilir. Lâkin, evvelemirde şifâhî -sonrasında kitâbî- bir mizâca sâhip olan bu edebiyâtı tâ halk tabanından besleyen en mühim edebî eserlerin Hazret-i Peygamber’e duyulan derin hürmet ve muhabbetten ilhâm aldığını söylemek gerekir. Bir taraftan Ahmed-i Yesevî hikmetleri ile Yûnus Emre şiirleri üzerinden şifâhî yolla ve diğer taraftan Mevlid -Vesîletü’n-Necât-, Muhammediyye, Ahmediyye, Siyer-i Nebî gibi umûma açık halk kırâatlarında çok okunan eserlerin de kitâbî-şifâhî yolla dînî-edebî şuûraltını besleyerek şiir dilini canlı ve işlek tuttuğunu söylemek gerekir. Öte yandan na‘t, mi‘râciyye, mevlid türünden eserlerin töreli mûsıkî yoluyla bir kat daha şifâhîleştirildiğini söylemek gerekir. Tüm bu sürecin Muhammedî bereketin eseri olduğunu da ayrıca söylemek gerekir. Bu şifâhî-kitâbî mâhiyetli edebî dâirenin mutlakâ hâtırlanması gereken isimlerindendir, Mehemmed Fuzûlî, 1483-1556 yılları arasında Bağdat-Necef-Kerbelâ civârında yaşamış büyük bir töreli Türk şâiridir. Onun -Türkçe, Farsça, Arapça- manzum ve mensur eserlerinin arasında şüphesiz en güzel şâheserlerinden biri de asırlardır büyük bir edebî zevkle okunagelen Su Kasîdesi’dir.









