Beyond liberal feminism: The case of Islamic feminism in Turkey
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Women's rights discourses challenge patriarchy which is considered a social system associated with governance structures and practices that maintain the dominance of men and suffer women from oppression. Patriarchial states define women's identity and rights in a hegemonic approach reinforcing oppressive frameworks through their institutions, discourses, and norms. This paper aims at analyzing the marginalization of veiled women in Türkiye as a result of Kemalist modernization and its putative emancipatory project against Islamic tradition. It studies Islamic feminism as a social and intellectual trend that poses against veiled women's subordination. This paper identifies the hijāb (Islamic headscarf) ban in the February 28 process as an intrusion by the intervention in women's basic rights and bodily practices. The paper also evaluates the notion of 'multiple modernities' as a conceptual framework for understanding contemporary veiled women's public articulations as an alternative to laïcité (official secularism) and traditionalist accounts of womanhood in Türkiye. In addition to the secondary analysis of the existing literature, the research is anchored in a set of qualitative methods. Through the carrying out and analysis of a semi-structured interview with Ayla Kerimoğlu who is the founding president of HAZAR Education, Culture and Solidarity Foundation, a conservative women-led civil society organization, I aim to contribute to the existing literature on Muslim feminists' positions in Türkiye.
Kadın hakları söylemi, erkeklerin egemenliğini ve kadınların baskısını sürdüren yönetim yapıları ve uygulamaları ile ilişkili bir sosyal sistem olarak kabul edilen ataerkilliğe meydan okur. Ataerkil devletler, kurumları, söylemleri ve kuralları aracılığıyla kadın kimliğini ve haklarını hegemonik bir yaklaşımla tanımlar. Bu çalışma, Türkiye'deki başörtülü kadınların laiklik, modernleşme ve İslamcı gelenekçilik tarafından ötekileştirilmesini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu makale, 28 Şubat sürecindeki başörtüsü yasağını, kadınların temel haklarına ve bedensel bütünlüğüne bir müdahale olarak tanımlamaktadır. İslami feminizm ve 'çoklu modernite' teorileri modern başörtülü kadınların kamusal eklemlenmelerini anlamak için laikliğe ve İslamcı gelenekçiliğe alternatif bir çerçeve olarak değerlendirilmektedir. Araştırma, dindar bir kadın derneği olan HAZAR Eğitim, Kültür ve Dayanışma Derneği'nin Kurucu Başkanı Ayla Kerimoğlu ile yarı yapılandırılmış bir görüşme gerçekleştirerek Müslüman feministlerin konumlarına ilişkin mevcut literatüre katkıda bulunmayı hedeflemektedir.









