Kur'ana göre tevhidi düşüncenin üç denge unsuru: Mizan, Furkan ve Hikmet
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Allah Teâlâ kullarını yaratmış ve onlar için en doğru düşünce sistemini ve hayat biçimini vahiy yoluyla bildirmiştir. Hayat şeklinin müstakîm olabilmesi, düşünce sisteminin doğru ve hakikate mutabık olmasına bağlıdır. İnsan gerçeğine en uygun düşünce sistemi ise, onu yaratan Allah’ın öğrettiği Tevhidî Düşünce Sistemi’dir. Allah Teâlâ bu düşünce sisteminin insan hayatında dosdoğru uygulanabilmesi, sağa-sola ve ileri-geri kaymaması için insana bir takım denge unsurları ve ölçüler lütfetmiştir. Tabiî ki bu ölçüler, fıtratını bozmamış, takva sahibi salih kulların kalbine yerleştirilmektedir. Bunlar Mîzân, Furkân ve Hikmet’tir. İnsanlar bu ölçüleri kullanarak Tevhîdî Düşünce’yi en canlı şekilde yaşayabilir, bozulma ve inhiraflardan koruyabilir ve en önemlisi de ilmini ve amelini tevhidî düşünce ekseninde geliştirirler. Mîzân, Furkân ve Hikmet’in ortak noktası insanda bir kâbiliyet ve mihenk hâline gelerek onun fikrine, sözüne ve fiiline yön vermeleri, en doğruya isabet etmesini sağlamalarıdır. Bu ölçülere öncelikle peygamberler sahip olur, daha sonra da derece derece takvâ sahibi kullar elde ederler. Biz ise bu şûrâda, bahsettiğimiz bu üç ölçünün peygamberler dışındaki salih insanlarda tezahür eden boyutu üzerinde durmaya çalışacağız. İlgili nasları, tefsir ve şerhleriyle birlikte inceleyerek bir sonuca varmaya gayret edeceğiz. Bu ölçüleri elde eden bir insan, devamlı önünü aydınlatacak ve her ihtiyaç duyduğunda rahatlıkla kullanabileceği bir nûr elde etmiş olur. Böyle olunca da o insanın düşünce sistemi tevhidî özelliğinden hiçbir zaman şaşmaz, ilmi nâfî, amelleri her daim salih olur. Dolayısıyla bu kavramlar üzerinde ısrarla durmalı ve insanları bu ölçüleri kazanmaya teşvik etmelidir.









