Kaynak bağımlılığı kuramı
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
İçindekiler: Kaynak ve Bağımlılık Kavramları -- Kaynak Bağımlılığı Kuramı ve Örgütler -- Dikey Birleşme -- Ortak Girişim ve Örgütler Arası İlişkiler -- Yönetim Kurulları -- Politik Eylem -- Üst Düzey Yöneticilerin Değişimi ve Devri -- Özet -- Kaynakça. ÖNSÖZ: İçindekiler: Talcot Parsons ve Sosyal Sistem -- Robert K. Merton ve İşlevselci Kurama Katkıları -- Özet -- Kaynakça. ÖNSÖZ: Toplumlar, toplumsal ilişkiler ve sosyal davranışlar hakkında bildiklerimizin çoğu, sosyal bilimlerin çeşitli kuramları sayesinde ortaya çıkmıştır. Bu kuramların tümü, toplum, ilişkiler ve sosyal davranış hakkındaki anlayışımıza büyük katkı sağlamıştır. Sosyal bilimlerde kuramlar, insan davranışının veya performansının bazı yönlerinin nasıl organize edildiğini açıklar. Dolayısıyla bu düşünsel davranış hakkında tahminlerde bulunmamızı sağlar. Böylece kuramlar, araştırmacıları çalışmalarında yönlendirir. Kuramlar, insanların kendi dünya deneyimlerinden anlamaya çalıştıkları bakış açısıdır. Bir kuram iki veya daha fazla gözlemlenebilir gerçek arasındaki ilişkiyi açıklamak için ortaya konan tutarlı bir varsayımlar grubudur. Bu varsayımlar, yaşamı kolaylaştıran, çözülemezi çözmeye çalışan görünmez yollardır. Kuramın bileşenleri, iyi tanımlanmış kavramlar ve ilkelerdir. Başka bir deyişle bir kuram, kendiyle ilgili kavramlar ve ilkeler kümesidir. Bu kavram ve ilkeler, bir olgu ile ilgilidir ve amacı, bir fenomeni açıklamak veya tahmin etmektir. Kuram, gözlemlediğimizi isimlendirmek ve kavramlar arasındaki ilişkileri açıklamamıza yardım eder. Gördüğümüz şeyi açıklamamıza ve değişim getirmenin yollarını bulmamıza izin verir. Kuram, bir sorunu tanımlamamıza ve durumu değiştirmemizi sağlayacak bir araçtır. Bir kuram, gelecekteki eğitimimiz için bir arka plandır. Pratikte bir şeyler yapmayı öğrenebiliriz, ancak kuram olarak nasıl çalıştığını biliyorsak, becerilerimiz daha güçlü olacaktır. Örneğin, herhangi bir kuram dersi almadan pratikte bir arabayı nasıl kullanabileceğimizi öğrenebiliriz, ancak araba aniden durursa, sorunu nasıl bulacağımız, bu sorunu nasıl çözeceğimize dair hiçbir fikrimiz olmaz. Kuşkusuz, kuram okumak tüm sorulara yanıt vermez fakat sorunu daha hızlı ve etkili bir şekilde çözmeye yardımcı olur. Kuram, görüşümüzü daha da genişletir ve becerilerimiz gelişir. Bununla birlikte, ilk önce kuram öğrenmenin gerekli olmadığı koşullar vardır. Edinilecek pratik bilgi ve beceriler olabilir. Bu bilgi ve beceriler, kuramsal bilgilere ihtiyaç duyulmayacağı anlamına gelmez. Çünkü bir süre sonra bir bilgi veya beceri yetersiz kalabilmektedir. Ayrıca kuramlar, kendi kişisel hayatımızda daha büyük bir sosyal resmi nasıl görebileceğimiz konusunda temel bir anlayış sağlamış olurlar. Kuramlar elde edilen bir bilginin doğruluğu iddiasındadır ve ancak bu doğru bilgi çürütüldüğünde geçersiz hale gelirler. Kuramların en önemli özelliği ise olaylara ve olgulara objektif ve nesnel bakmalarıdır. Bu nedenle bir kuram kişi ya da gruplar tarafından reddediliyorsa, bu kuramın reddedenler tarafından doğruluğunun çürütülmesi gerekir. Bir başka deyişle, bir kuramın gerçeklerle yeterince desteklenmediğini savunanların, bu yetersizliği ispat etmeleri gerekir. Aksi takdirde bu reddediş bir söylemden öteye geçemez. Bu kitap sosyal bilimler üzerine çalışmalar yapan öğrenci ve araştırmacıların çalışmalarına katkı sunmak için hazırlanmıştır. Kitabın tüm yazarlarına, okurlar huzurunda emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Figen Ereş









