Adalet, ahlak ve aidiyet
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Aristo’dan beri siyaset teorisinde adalet kavramı iki anlayış üzerinden tartışıla gelmiştir. Birisi Aristo’nun dağıtım dediği kavram üzerinden anlamını bulan ve genel olarak sol düşüncenin öngördüğü adalet anlayışı. Diğeri ise herkesin piyasa şartlarında hak ettiğini almasına işaret eden prosedürel veya hakkaniyetçi adalet anlayışı. Aristo, adaleti “genel” ve “özel” olmak üzere iki ana kategoriye ayırır. Genel adalet, insanların birbirine karşı gözettiği bir ilke iken, özel adalet devletin vatandaşına karşı yükümlülüğünü ifade eder. Özel adaleti de “onarıcı” ve “dağıtıcı” şeklinde ikiye ayırır. Vatandaşlar birbirlerine karşı yükümlülüklerini yerine getirmedikleri veya birbirlerinin haklarına tecavüz ettikleri durumlarda, devlet haksız tarafı cezalandırmak suretiyle devreye girdiğinde onarıcı adaleti hayata geçirir. Başka bir deyişle, bozulmuş ilişkileri, yerine getirilmeyen sözleşmeleri onarır. Oysa dağıtıcı adalet, devletin, elindeki imkanları (makam, mevki, şan, şöhret vs.) dağıtması sürecinde söz konusu olan bir mekanizmadır. Devletin, dağıtım yaptığında göz önünde bulundurması gereken en temel ilke hakkaniyet ilkesidir. Yani dağıtımı hakkaniyete göre yapması gerekir.









