Sokaktaki gölge: Kaçıştakiler
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Türk edebiyatında 1940 sonrasında yazılan romanlarda varoluşsal bunaltının izlerini görmek mümkündür. Bu bunaltının sosyal sebeplerinin başında da yakın dönem tarihine iz bırakan askerî darbeler ve sıkıyönetim gelmektedir. Sıkıyönetim baskıları, yasakları ve sürgünleri içinde kalan entelektüelin varoluşsal çıkmazları da derinleşmektedir. Adalet Ağaoğlu’ndan, Sevgi Soysal’a, Ayla Kutlu’dan, Tezer Özlü’ye, Leyla Erbil’e, Bilge Karasu’ya, Latife Tekin’e ve Oya Baydar’a uzanan 1960 sonrası kadın yazarların dilinde hep aynı şarkı vardır: Kaçış! Çalışmamız yukarıda bahsi geçen kadın entelektüeller ile sınırlandırılmıştır. Çalışmamız amacı ise sokağın edebiyata yansıyan yüzüne, 1960 sonrası yaşanan sıkıyönetim baskıları, yasakları ve sürgünleri içinde kalan entelektüelin varoluşsal çıkmazlarına ışık tutmaktır.
It is possible to see the anxiety of existentialism in novels written after 1940 in Turkish literature. At the beginning of the social causes of this anxiety are the military coups and martial law that left a mark on the recent history. Existantial dilemma of the intellectual got deeper within the martial law pressures, prohibitions and exiles. There is always the same song in the works of post-1960 female authors from Adalet Ağaoğlu, Sevgi Soysal, from Ayla Kutlu to Tezer Özlü, from Leyla Erbil to Pınar Kür, Latife Tekin and Oya Baydar: Escape! Our study is limited to the aforementioned authors. The aim of our study is to shed light on the face of the streets reflected in literature, existantial dilemma of the intellectual got deeper within the martial law pressures, prohibitions and exiles experienced after 1960.









