Dijital Liderlik ve Proaktif İş Davranışları İlişkisi: Bireysel Özümseme Kapasitesi ve Katılımcı İnsan Kaynakları Uygulamalarının Rolü
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu tez çalışması, dijital liderlik ile proaktif iş davranışları arasındaki ilişkiyi bireysel bilgi özümseme kapasitesi ve katılımcı insan kaynakları (İK) uygulamaları üzerinden incelemiştir. Çalışma, kesitsel bir alan araştırmasıyla elde edilen 400 katılımcı verisine dayanmaktadır. Veriler, yapısal eşitlik modellemesi ve çoklu regresyon analizleri ile analiz edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre, dijital liderlik ile proaktif iş davranışları arasında anlamlı bir ilişki bulunduğu ve benzer şekilde dijital liderlik ile bireysel bilgi özümseme kapasitesi arasında da anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, bireysel bilgi özümseme kapasitesi ile proaktif iş davranışları arasında anlamlı bir ilişki bulunurken, dijital liderlik ile proaktif iş davranışları arasındaki ilişkide bireysel bilgi özümseme kapasitesinin aracı rolü olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonucunda dijital liderlik, bireysel bilgi özümseme kapasitesi, proaktif iş davranışları ilişkisinde katılımcı insan kaynakları uygulamalarının düzenleyici etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Bulgular uyarınca dijital liderler, astlarının dış dünya ve iş alanındaki bilgilerini artırmak için dijital bilgi kanalları ve ilişkili uygulamaları kullanarak onlara gelişim fırsatları sunabilirler. Katılımcı İK uygulamaları ise çalışanların yenilikçi ve proaktif davranışlar geliştirmelerini teşvik ederek bilgi paylaşımını artırabilir ve güvene dayalı bir çalışma ortamı oluşturabilir. Bu sayede, çalışanların proaktif iş davranışları sergilemelerine olanak tanıyan bir iş ortamı sağlanmış olacaktır. Bu araştırma, dijital liderliğin ve katılımcı İK uygulamalarının, çalışanların bilgi özümseme kapasitesi ve proaktif iş davranışları üzerindeki etkisini inceleyerek, dijital dönüşüm süreçlerine dair önemli bulgular sunmakta ve literatüre değerli katkılarda bulunmaktadır. Aynı zamanda bu bulgular, dijital liderlerin ve İK yöneticilerinin, çalışanlarının gelişimini desteklemek ve örgütsel başarıyı artırmak için nasıl stratejiler geliştirebileceklerine dair önemli ipuçları sağlamıştır. Araştırma, dijital liderliğin ve katılımcı İK uygulamalarının, gelecekteki dijital dönüşüm çabalarında önemli rol oynayacağını ve bu alandaki literatüre önemli katkılar sunduğunu göstermiştir. Aynı zamanda bu araştırma, alanda çalışan yöneticilere ve liderlere çeşitli pratik öneriler sunarak iş hayatında dijital dönüşümü etkin bir şekilde yönetmelerine yardımcı olmaktadır. Öncelikle, liderlerin dijital becerilerini geliştirmeleri ve teknolojiye hakimiyetlerini artırmaları önemlidir. Bu durum, liderlerin dijital dönüşüm süreçlerini daha etkili bir şekilde yönetmelerine ve çalışanlarına doğru rehberlik etmelerine yardımcı olabilir. Ayrıca, liderlerin örgütsel değişim süreçlerinde adaptif yaklaşımlar benimsemeleri gerekmektedir. Adaptif Yapılandırma Teorisi'nden ilham alarak, liderlerin teknoloji yapılarını ve insan eylemlerini bir arada değerlendirmeleri ve buna göre stratejiler geliştirmeleri önemlidir. Böylece liderlerin organizasyonel değişimi daha verimli ve etkili bir şekilde yönetmeleri kolaylaşacaktır. Sonuç olarak, liderlerin dijital liderlik yaklaşımlarını benimsemeleri ve bu önerileri uygulamalarına entegre etmeleri, organizasyonların dijital dönüşüm süreçlerini başarıyla yönetmelerine yardımcı olabilir. Bu şekilde davranan liderler, iş hayatında dijital dönüşümü başarılı bir şekilde yönetebilir ve organizasyonlarının rekabet avantajını artırabilir.
This thesis examines the relationship between digital leadership and proactive work behaviors through individual knowledge absorptive capacity and participatory human resources (HR) practices. The study is based on data collected from 400 participants through a cross-sectional field survey. The data were analyzed using structural equation modeling and multiple regression analyses. The findings of the study indicate a significant relationship between digital leadership and proactive work behaviors, as well as a significant relationship between digital leadership and individual knowledge absorptive capacity. Furthermore, a meaningful relationship was found between individual knowledge absorptive capacity and proactive work behaviors, and it was determined that individual knowledge absorptive capacity plays a mediating role in the relationship between digital leadership and proactive work behaviors. The study also found that participatory HR practices have a moderating effect on the relationship between digital leadership, individual knowledge absorptive capacity, and proactive work behaviors. Based on the findings, digital leaders can provide development opportunities for their subordinates by using digital information channels and related applications to enhance their knowledge of the external world and their professional fields. Participatory HR practices, on the other hand, can encourage employees to develop innovative and proactive behaviors by fostering knowledge sharing and creating a trust-based work environment. This, in turn, will facilitate a workplace environment that enables employees to exhibit proactive work behaviors This research contributes significantly to the literature by exploring the impact of digital leadership and participatory HR practices on employees' knowledge absorptive capacity and proactive work behaviors within the context of digital transformation. The findings provide valuable insights for digital leaders and HR managers on how to develop strategies that support employee development and enhance organizational success. The study highlights the crucial role of digital leadership and participatory HR practices in future digital transformation efforts and offers important contributions to the existing body of knowledge in this field. Additionally, this research provides practical recommendations for managers and leaders in the field, assisting them in effectively managing digital transformation in the workplace. First and foremost, it is essential for leaders to develop their digital skills and increase their technological proficiency. This will enable them to manage digital transformation processes more effectively and guide their employees appropriately. Moreover, leaders need to adopt adaptive approaches in organizational change processes. Inspired by Adaptive Structuration Theory, leaders must evaluate technological structures and human actions in an integrated manner and develop strategies accordingly. By doing so, they can manage organizational change more efficiently and effectively. In conclusion, adopting digital leadership approaches and integrating these recommendations into their practices will help organizations successfully manage digital transformation processes. In this way, leaders can effectively navigate digital transformation in the business world and enhance their organizations' competitive advantage.









