Yönetim Teorileri ve Güncel Yaklaşımlar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Millattan önceki yüzyıllardan başlayarak insanların giderek büyüyen topluluklar oluşturmaları ile birlikte yönetim uygulamalarının geliştiği kabul edilmektedir. Özellikle milattan önceki çağlarda ve Orta Çağda yönetim daha çok felsefenin bir alanı niteliğindedir. Bu dönemlerdeki yönetim düşüncesinin büyük bölümünü düşünürlerin iş, çalışma, ticari faaliyetler ve askeri yönetimle ilgili fikir ve görüşleriyle, kral, prens, kumandan ve devlet adamlarına verdikleri öğütler oluşturmuştur. Yönetim fikriyatının konusu olan örgüt veya kuruluşlar ise aile, ordu, kilise ve devlet gibi kurumlar olmuştur. İnsanlığın varoluşundan günümüze kadar uzanan yönetim olgusunun bilimsel ve sistematik bir bilgi topluluğu haline gelmesi ise sanayi devriminin bir sonucudur. Onsekizinci Yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan sanayi devrimi, üretimin küçük ve dağınık birimlerden büyük ve belli yerlerde merkezileşmiş birimlere (işletmelere) dönüşmesi ile sonuçlanmıştır. Tarım toplumunun sahip olduğu beceriler sanayi toplumunda geçerliliğini yitirmiş, toplumsal kurumlar sanayileşmenin ihtiyaçları çerçevesinde kurumsallaşmaya evrilmiştir. Tarımsal-kırsal toplumda ürettiğini kendi içinde tüketme geçerli iken sanayi toplumunda üretim ve tüketim birbirinden ayrılmıştır. Üretimin büyümesi ve kitleselleşmesi ile geleneksel düzenlerde değişimler yaşanmış ve toplumsal dönüşümler gerçekleşmiştir. Dönüşüm, sadece teknolojik ve örgütsel alanla kalmamış sosyal ve kültürel dönüşümün de kapısını aralamıştır. Toplumdaki üretim ilişkileri değişmiş ve kapitalist ekonomik hayatın giderek toplumsal alanların tümüne yayıldığı bir yapıda işletmeler, yaşamın ve geçimin en önemli kurumları olarak ortaya çıkmıştır.









