İslami Kalkınma Bankası

dc.contributor.authorGündoğdu, Ahmet Şuayb
dc.date.accessioned2022-10-12T08:33:58Z
dc.date.available2022-10-12T08:33:58Z
dc.date.issued2021en_US
dc.departmentİşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesien_US
dc.descriptionKitap adı: ULUSLARARASI İSLAMİ FİNANS KURUMLARI ve TÜRKİYE -- Bölüm Adı: İSLAM KALKINMA BANKASI, GÜNDOĞDU AHMET ŞUAYB, Yayın Yeri: NOBEL AKADEMİK YAYINCILIK, Basım sayısı:1, Sayfa sayısı:21, ISBN:978-625-417-300-4, Bölüm Sayfaları:33 -54.en_US
dc.description.abstractGİRİŞ'TEN: İslam Kalkınma Bankası-İKB (Islamic Development Bank-IsDB) 19. yüzyılda başlayan, 20. yüzyılda da devam eden düşünsel tartışmaların doğal bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. 19. yüzyılda başlayan ve 2. Dünya Savaşı’ndan sonra birçok İslam ülkesinin bağımsızlığını kazanması ile alevlenen İttihat ve Terakki isteği, İslam İş Birliği Teşkilatının-İİT (Organization of Islamic Cooperation-OIC) kapsamında birçok organın kurulmasına yol açmıştır. 1 İttihat ve Terakki isteğinin tezahürü olan siyasi hareketlerin daha önce İslam dünyasını kötü akıbetlere sürüklediği göz önüne alındığında İslam Kalkınma Bankasının kuruluş felsefesi daha iyi anlaşılacaktır. Banka; İslam dünyasının içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıları ve dağınıklığı gidermek, İslam dininin finans ile ilgili kurallarına bağlı kalarak Müslüman ülkelerin ekonomik ve sosyal gelişimini ve İslam dünyasının entegrasyonunu sağlamak için kurulmuştur. Tarihi, yeni bir sayfanın açıldığı bu oluşumda; Batı Afrika’dan Güney Doğu Asya’ya kadar Müslüman devletlerin bağımsızlıklarını kazandıkları bir dönemde, daha önceki ittihat ve terakki akımlarının aksine bir yol tutulmuştur. Daha önceki ittihat ve terakki görüşleri, her ne pahasına olursa olsun, Batı medeniyetinin geliştirdiği tüm yenilikleri en kısa sürede benimseyerek Batı hegemonyasından kurtulmayı önermekteydi. Fakat bu görüşün sonucunda ortaya çıkan hareketler, kısa bir süre sonra eleştirdikleri emperyalist yapılara benzemiş, kapitalist ve komünist emperyalizme yem olmuşlardır (Lapidus, 1997). 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Batılı pozitivist düşünce yapısının yol açtığı yıkıcı savaşlar, insan kıyımları ve din felsefesini dışlayan sosyal pozitivist düşünce tarzı -başta kendi içinde olmak üzere- sorgulanmaya başlanmıştır (Godfrey, Smith, 2003). Bunun sonucu olarak İslam dünyasında, Batı medeniyetinin sadece belli noktalarından istifade edilmesinin daha doğru bir yaklaşım olacağı görüşü güç kazanmıştır. İslam dininin temel ilkelerine sıkı sıkıya bağlı kalınarak başta ekonomi olmak üzere sanayi, bilim ve sanat alanlarındaki geri kalmışlığa çare bulmanın doğru bir yaklaşım olduğu şeklindeki bu görüş; 19. yüzyıldaki ve 20. yüzyıl başlarındaki Batılılaşma/ modernleşme görüşlerinin aleyhine güç kazanmıştır. Bu noktada şunu belirtmek gerekir ki, 20. yüzyılda gelişen Batı tarzı pozitivist düşünceden İslam Kalkınma Bankasının kurulmasının İslam ülkelerinin geniş bir coğrafyada bağımsızlıklarına kavuştukları bir döneme denk gelmesi ne kadar tesadüf değilse, petrol ihracatı kaynaklı sermaye birikmesi dönemine denk gelmesi de o kadar tesadüf değildir. Türkiye’nin aksine 20. yüzyılın son çeyreğine kadar birçok İslam ülkesinde bankacılık sektörü yok denecek seviyelerdeydi (Chachi, 2005). Petrolden gelen gelirler önce bankaların açılmasına daha sonra da İslamî bankaların açılmasına sebep olmuştur. Bu minvalde Körfez Bölgesi’nde anlatılan bir anekdot bu durumu çok iyi özetlemektedir; Dönemin Kuveyt Şeyhi danışmanını çağırarak ondan yardım ister. Şeyh geceleri uyuyamamaktadır. Danışmanı nedenini sorar, Şeyh petrol satışından gelen paraları odasında ve yatağının altında sakladığını ve bunun yarattığı endişeden uyuyamadığını söyler. Danışmanı da Şeyh’e banka konseptinden bahseder. Böylece petrol ihracatından gelen paralar bankalarda saklanılmaya başlanır. Fakat daha sonra namazlarda okunan sürelerde geçen ve belki de Kur’an-ı Kerim’in en sert ayetlerinden olan riba ayetleri (Bakara Sûresi, 2: 278-279) sürekli işitilince, İslamî kurallara uygun bankaların açılması siyasi ve ahlâki bir gereklilik olmaya başlar. Her ne kadar ilk dönemlerde yabancı bankalarda tutulan paralardan riba alınmamış olsa da geliri, bu şekilde bankalarda bırakmak ahmaklık olarak eleştirilmiş ve riba gelirleri; bir dönem hayır hasenat için harcanmıştır. Bu yaklaşım da Kur’an ve sünnete uymadığı için İslamî bankaların kurulması artık zorunluluk haline gelmiştir.en_US
dc.identifier.endpage56en_US
dc.identifier.orcidAhmet Şuayb Gündoğdu |0000-0002-8910-6690en_US
dc.identifier.startpage31en_US
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12436/4185
dc.institutionauthorGündoğdu, Ahmet Şuayb
dc.language.isotr
dc.publisherNobel Akademik Yayıncılıken_US
dc.relation.ispartofUluslararası İslami finans kurumları ve Türkiyeen_US
dc.relation.publicationcategoryKitap Bölümü - Ulusalen_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/closedAccessen_US
dc.subjectİslami Kalkınma Bankasıen_US
dc.titleİslami Kalkınma Bankasıen_US
dc.typeBook Part
dspace.entity.typePublication

Dosyalar

Orijinal paket

Listeleniyor 1 - 2 / 2
Yükleniyor...
Küçük Resim
İsim:
41-66.islam-kalkinma-bankasi-ahmet-suayb-gundogdu.pdf
Boyut:
1.01 MB
Biçim:
Adobe Portable Document Format
Açıklama:
Book chapter / Kitap bölümü
Yükleniyor...
Küçük Resim
İsim:
1-10.pdf
Boyut:
333.9 KB
Biçim:
Adobe Portable Document Format
Açıklama:
İçindekiler / Contents

Lisans paketi

Listeleniyor 1 - 1 / 1
Yükleniyor...
Küçük Resim
İsim:
license.txt
Boyut:
1.44 KB
Biçim:
Item-specific license agreed upon to submission
Açıklama: