Sosyal hizmetin doğasında kanıta dayalı uygulama
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Sosyal bilimler, insanın sosyal yönüne ilişkin veri üretirken “sosyal yöne” ait branşların mütemadiyen değişkenlik göstermesi, sosyal bilimlerin çalışma prensibi olarak daima yeniden üretimi içermesine ilişkin bir zorunluluk meydana getirmiştir. Sosyal hizmetin de diğer sosyal bilimlere benzer şekilde insanın sosyal yönünü çalışması söz konusuyken bireysel ve makro boyutları bir arada ele almasıyla diğer disiplinlerinden farklılaşmıştır. Bu farklılaşma veri sürecine de yansımıştır. Kanıta dayalı uygulama, bu bağlamda sosyal hizmete içerilmiş ve özellikle postmodernizm sonrası gündem olan bireye yönelik verilerin yordayıcı geçerliliğin sağlanamaması sorunsalı, sürekli bir üretimi zorunlu kılmıştır. Bu çalışmada da kanıta dayalı uygulamanın sosyal hizmetle ilişkisinin incelenmesi amaçlanmış, çalışma sonucunda kanıta dayalı uygulamanın sosyal hizmet gündeminden koparılamayacağı sonucuna varılmıştır.
While social sciences produce data related to the social aspect of human, it is constantly changing, creating an obligation to always reproduce as a working principle. Social work is also a part of the social sciences, but it is differentiated by considering micro-macro dimensionstogether which was also reflected during the data process. Evidence-based practice permeates social work in this context, and the problem of not providing predictive validity of data, especially for the individual being the agenda after postmodernism necessitates continuous production of data. In this study, it is aimed to examine the relationship between evidence-based practice and social work, and as a result, it is concluded that evidence-based practice cannot be removed from the social work agenda.









