Public Revenues from the Perspective of Islamic Economics: An Empirical Study on Budgetary Impacts of Zakat Potential and Proposed Tax Reforms in Türkiye
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Contemporary societies have witnessed an expanding role of the state across social, economic, and political spheres. Given these extended responsibilities, modern states are justified in taking necessary steps to finance their functions. In this regard, this thesis assesses Türkiye’s public revenue system from the perspective of Islamic economics to explore how Islamic public finance theory envisions transformations in the prevalent public revenue composition. Based on the assessment, two sets of reforms are proposed. The first reform set introduces new public revenues from stateowned or controlled properties, particularly minerals, and semi-public revenues from zakat on business assets, earned incomes, and financial wealth. The second reform set reconsiders consumption and personal income taxes in light of taxation principles derived from classical and contemporary Islamic public finance literature. Using quantitative methods and primarily micro-level datasets, the study estimates overall zakat revenues between 560.76 and 709.09 billion ₺, representing 3.74% to 4.72% of GDP in 2022. When the nature of the levy on minerals is considered as khums, total additional public and semi-public revenues could reach 958.29 billion ₺, 29.50% of the public budgets. In contrast, proposed measures relating to consumption and personal income taxes are projected to reduce public revenues by 921.10 billion ₺, equivalent to 27.93% of the central government and local administration budgets.
Modern toplumlar, devletin sosyal, ekonomik ve siyasal alanlardaki rolünün giderek genişlediğine tanıklık ederken, devletlerin kamu hizmetlerini finanse etmek amacıyla gerekli mali önlemleri almaları meşru görülmektedir. Bu bağlamda, bu tez Türkiye’nin kamu gelir yapısını İslam iktisadı perspektifinden değerlendirerek, İslam kamu maliyesi teorisinin mevcut gelir kompozisyonuna yönelik öngördüğü dönüşümleri analiz etmektedir. Değerlendirme sonucunda iki reform seti önerilmiştir. İlk reform seti, devlet mülkiyetinde veya tasarrufunda bulunan varlıklardan, özellikle madenlerden elde edilecek yeni kamu gelirleri ile şirket varlıkları, gelirler ve finansal servet üzerinden tahsil edilecek zekattan oluşan yarı kamu gelirlerini kapsamaktadır. İkinci reform seti ise mevcut kamu gelir kaynaklarından tüketim ve kişisel gelir vergilerini, İslam kamu maliyesi literatürüne dayanan vergilendirme ilkeleri ışığında yeniden ele almaktadır. Nicel yöntemler ve temelde mikro veri setleri kullanılarak yapılan tahminlere göre, 2022 yılında Türkiye’nin toplam zekat potansiyeli 560,76- 709,09 milyar ₺ (GSYH’nin %3,74-%4,72'si) aralığındadır. Madenler humusa tabi olduğunda ise, ek kamu/yarı kamu gelirleri toplamda 958,29 milyar ₺’ye (kamu bütçesinin %29,50’sine) ulaşmaktadır. Buna karşılık, tüketim ve gelir vergilerine ilişkin önerilen düzenlemeler nedeniyle 921,10 milyar ₺ (kamu bütçesinin %27,93’ü) kamu geliri kaybı öngörülmektedir.









