Türk Ceza Kanunu’nda göçmen kaçakçılığı suçu
Tarih
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Savaşlar, ekonomik nedenler, coğrafi olumsuzluklar gibi bir takım sorunlar nedeniyle insanlar, vatandaşı oldukları ülkelerden, memleketlerinden ayrılarak, bu sorunlarla karşılaşmayacaklarını düşündükleri ülkelerde yaşamak amacıyla göç etmektedirler. Bu göçler, çoğunlukla yasadışı yollardan gerçekleşmekte veyahut yasal yollardan gerçekleşmekle birlikte süresi içinde ülkeyi terk etmemek suretiyle olmaktadır. Yasadışı göçün önüne geçebilmek ve kontrolsüz göç akımını önlemek amacıyla özellikle göç alan ülkelerin, ceza mevzuatlarında ‘göçmen kaçakçılığı’nı suç olarak düzenledikleri görülmektedir. Dünya’da Birleşmiş Milletler düzeyinde mücadele edilen bu sorun, özellikle coğrafi yapısı gereği Avrupa ve Asya kıtalarını birbirine bağlayan Türkiye’nin de gündemini bir hayli meşgul etmektedir. Gerek transit ülke olması gerekse özellikle son dönemlerde hedef ülke olması dolayısıyla, Türkiye’nin göçmen kaçakçılığı sorunu ile uzun zamandır yüz yüze ve bu sorunla mücadele içinde olduğu söylenebilir. Bu bakımdan, BM düzeyinde Türkiye’nin de imzaladığı ‘Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı BM Sözleşmesi’ ve buna ek ‘Kara, Deniz ve Hava Yoluyla Göçmen Kaçakçılığına Karşı Protokol’ gereği, 2002 tarihinde yapılan bir kanun değişikliği ile ilk kez göçmen kaçakçılığı 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda suç olarak düzenlenmiştir. 5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu’nda özel hükümlere ilişkin ikinci kitabın uluslararası suçlar başlıklı birinci kısmında ikinci bölümde 79.madde numarası ile bu suç tipine yer verilmiştir.









