“Zaman Selinin Önünden Kütük Kapmak” Halk Bilimine Adanmış Bir Ömür: Nail Tan’la Sahanın İzinde
Tarih
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
- Sayın Hocam, öncelikle bizimle söyleşi yapmayı kabul ettiğiniz ve sevgili eşiniz ile evinizin kapısını bizlere açtığınız için çok teşekkür ederiz. Söyleşimiz, Türkiye’de alan araştırması üzerine yaptığınız kurumsal ve akademik çalışma lar, tecrübeleriniz ve anılarınız üzerine odaklanacaktır. - Ben teşekkür ederim, evet.- Hocam biliyoruz ki siz Kastamonu’nun Kavacık köyünde doğdunuz. Halk bili mine adım atmanız ve derleme çalışmalarınız için doğduğunuz, bulunduğunuz ortamın önemi ne oldu? Size nasıl bir kaynak teşkil etti?- Evet, ben Kastamonu’nun Araç ilçesine bağlı Kavacık köyünde, 10 Aralık 1941 tarihinde dünyaya geldim. Babam, askerliğini jandarma çavuşu olarak yapmıştı. O dönemde polisi yetiştiren bir okul yoktu. Jandarma kökenlilerin iyi birer polis olacağına karar vermişler ve çavuşluk yapmış olanları polis yap maya başlamışlar. Bu vesileyle babam polis olmuş ve köyden ayrılmış. Annem ise okuryazar olmayan, tam anlamıyla köy kökenli bir hanımdı. Bu nedenle doğumlarını annesinin yanında, köyde yapmış. Bir süre köyde yaşamışız. Daha sonra yaz ve kış mevsimlerinde babamın görev yaptığı illere, Gaziantep, Kon ya, Tokat ve Ankara’ya gitmişiz. Bu dönemlerde babamla birlikte yaşamışız. 1953 yılında Göl İlköğretmen Okuluna, o zamanki adıyla Göl Köy Enstitüsüne kaydoldum. Köy Enstitüleri henüz kapanmamıştı ve babam, Kastamonu merke zinde polislik yaptığından ben %25 şehirli kontenjanından girmiştim. Köy Ens titüsünde yaklaşık dört buçuk ay kadar eğitim aldım. Yaz aylarında her yıl üç ay boyunca annemle birlikte Kavacık köyüne dönerdik. Babam resmî görevine giderken biz köyde tarlaları eker, kışlık yiyeceğimizi, unumuzu, makarnamızı, kuru sebzemizi ve meyvemizi hazırlar, ihtiyaçlarımızı köyde elde ederdik. Bu sayede ailemiz maddi bir sıkıntı yaşamamış ve Kastamonu merkezde bir ev satın alma imkânına da kavuşmuştu. O dönemin öğretmen okullarının amacı, köylere öğretmen yetiştirmekti. Biz de tarımın ve halk kültürünün içinde bü yüdük. Ayrıca 1959-1960 ders yılında bir yıl Kastamonu merkez Kavak Köyü İlkokulunda müdür ve öğretmenlik yaptığım sırada köylü ile iç içe yaşadım. Üç ayrı mahalleden oluşan köyün bir parçası Çerkez kökenliydi. Bu da ileriki yıllarda halk bilimi alanında bir araştırmacı olmamda ve bu alanı severek ele almamda büyük rol oynadı. Eğer şehirde doğup büyümüş olsaydım, belki de halk bilimci olmayacaktım.









