Sosyolojik Açıdan Aile ve Din
Tarih
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Aile insanlık tarihiyle başlayan ve günümüze kadar varlığını sürdüren evrensel bir kurum olarak kabul edilmektedir. Bütün medeniyetlerde, hukuk sistemleri, din, kültür ve ahlaki değerleri ile aileye büyük önem verilmiş ve devam etme si için korumaya almıştır.2 Genellikle bireyler barınma, kabul görme, sevgi ve güven gibi ihtiyaçlarını aile içerisinde karşılamaktadır. Aile aynı zamanda dini inancın, kültürün ve toplumsal değerlerin, aktarılmasında önemli işlevler yerine getirmektedir. Dolayısıyla aile hem birey hem de toplum hayatının şekillenme sinde belirleyici bir role sahiptir. 3 Gökalp’e göre aile, “toplumsal kurumların en eskisi olan milletin dirlik ve birliğinin yegâne sağlayıcısı olan kurumudur.” 4 Aile, toplumsal yapının en önemli ve esaslı altyapı dokusunu meydana ge tirmektedir. İnsanın kişiliği, inancı, alışkanlıkları, kültürü ve kimliği aile orta mında kazanılmaktadır. İnsanların toplum hayatına hazırlanması ve topluma kazandırılması yönünde ilk eğitim de ailede başlamaktadır. Çocuklar öncelikle anne ve babalarını kendilerine örnek alarak büyümektedir. Bu bakımdan, kişile rin aile hayatları ne kadar sağlam, düzenli ve sağlıklı olursa, toplumu oluşturan bireyler de bununla doğru orantılı olarak, mutlu, güvenilir, uyumlu ve problem siz olur. Ailenin yapısında ve işlevlerinde meydana gelen bozukluklar topluma yansıyacaktır. Kendisine yüklenen işlevleri sağlıklı bir şekilde yerine getireme yen ailelerden oluşan bir millet, harçsız yapılmış bir bina gibidir; en küçük bir sarsıntıya dayanamayıp çöker. Gücünü ve bütünlüğünü kaybeden aile yapısı, toplumlarda telafisi mümkün olmayan sorunlara yol açabilir. Güçlü bir aile ya pısına sahip olan milletler karşılaştıkları problemleri daha kolay çözme şansına sahiptir. Bir milletin, huzur ve barış içerisinde yaşaması, gelişmesi, kalkınması ve geleceğinin güvence altına alınabilmesi için ailenin korunması bir zorunluluk olarakgörülmüştür.









