İslam medeniyetinde alim tasavvuru

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Araştırma projeleri

Organizasyon Birimleri

Dergi sayısı

Özet

Bu makalede, medeniyetimizin âlim tasavvurunu ele alacağız. İslam medeniyetinin âlim tasavvuru, nübüvvet mirasını temsil etmektedir. Bu miras insanlığın ortak değeridir. Her bir cüz’i ilimde küllî ilim mülahazası vardır. İslam medeniyetinin âlim tasavvuru, bütüncül bakış açısına sahiptir. Bilgi kavramı, Kur’an dilinde, din dilinde, üç kelime ile ifade edilir. İlim, hikmet ve mârifet. Bizim medeniyetimizin âlim tasavvuru, ilmi, hikmeti ve mârifeti birleştiren, âlim, hakim ve ârif olmayı birbirinden ayıran değil, birleştiren bir anlayıştır. Medeniyetimizde bilgi bütünlüğü bağlamında, meseleye bütüncül açıdan bakmak, tedvin döneminden itibaren her ilim dalında belirgin bir şekilde tezahür etmiştir. Tarihte gerçekleşen bu yaklaşım ne yazık ki, günümüzde zihin dünyamızda tam olarak betimleyemiyoruz. Fuat Sezgin; ömrünü, Müslümanların bilime ve teknolojiye yaptığı katkıları, bir bütün olarak ortaya çıkarmak üzere, kendini adamış bir bilim adamımızdır. Kendimizi yeniden toparlamamız için Fuat Sezgin’in, bize açtığı o kanalın üzerine, ısrarla gitmemiz gerektiğini düşünüyoruz. İlim ve âlim, irfan ve ârif, hikmet yolculuğunda İslam medeniyetinin bütün gayesi şudur. İnsanın kendini bilmesi, “Kendini bilen rabbini bilir”den yola çıkar. Bu medeniyet tasavvurunda yüce Allah’ın; “Ben gizli bir hazineydim bilinmeyi murad ettim, onun için insanı yarattım,” anlayışı merkezdedir. İnsan yolculuğu bu merkeze doğrudur. İlmin birinci gayesi, insanın kendini bilmesidir, fakat en zor mesele de budur. İnsanı, bütüncül olarak kavramak… Medeniyetimizdeki tüm büyük simalar, önce varlık meselesiyle başlamışlardır. Batı bilim anlayışında ise bu husus pek görülmez. Modernitenin bizi getirip bıraktığı liman aşırı ihtisaslaşmadır. Evet, bu da değerli bir şeydir. Modernitenin en önemli muhasalası, sonuçlarından biri budur. Biz Müslümanız, Müslüman toplumun bir değerler sistemi var, bir medeniyet birikimi var ve gitmek istediği bir yer var. Bunu esas alarak biz ilimleri yapıyoruz ve bizim bilgi anlayışımız bu minval üzeredir. Parçacı, tek taraflı yaklaşım ve aşırı kompartlaşma bu taleplerimize kifayet etmemektedir. İlmi bütün alanlarda bizim bütüncül bakmamız gerekir. Ürettiğimiz ilim, bütün ihtiyacımızı gidermesi gerekir. Bu ise sahih bilgi ve bütünsel yaklaşımı zaruri kılmaktadır. Toplumun davranışlarını dönüştürmede önemli misyona sahip olan ilim adamlarımız, medeniyet tarihimizde, kodları mevcut olan bu bütünlüğü ihya ettikleri oranda muvaffak olacaklarını, o tasavvura tevafuk ettikleri nispette erdem toplumun inşasında ilahî tevfiklere mazhar olacakları kanaatindeyiz.

In this article, we will discus about our scholarly imagination in our civilization. The scholarly imagination of Islamic civilization represents the legacy of prophethood. This heritage is the common value of humanity. In every limited willpower, there is the consideration of the whole willpower. The scholarly imagination of Islamic civilization has a holistic perspective. The concept of knowledge is expressed in three words in the Qur'an and in the language of religion which are knowledge, wisdom and ingenuity. The scholarly imagination of our civilization is an understanding that unites science, wisdom and ingenuity. But, we do not distinguish between being a scholar, a judge and a master. In the context of the integrity of knowledge in our civilization, looking at the issue from a holistic point of view has manifested in every branch of science since the time of preaching. Unfortunately, this approach in history cannot be fully described in our world of mind today. Fuat Sezgin is a scientist who has devoted his life to revealing the contributions of Muslims to science and technology as a whole. We think that we must persist on the channel that Fuat Sezgin opened for us to regroup ourselves. In Islamic civilization, science and scholars, knowledge and wisdom, wise journey is the whole goal. Man's self-knowledge is based on the motto is that he, who knows himself, knows his Lord ”. In this conception of civilization, Almighty Allah's understanding that “I was a hidden treasure, I intended to be known, I created man because of this aim” is central. The human journey is towards this motto. The first aim of science is to know oneself, but this is the most difficult issue. Our aim should be to comprehend human as a whole. All the great faces in our civilization first started with the question of being. This is not seen in Western science. The port that modernity has brought us to and from is extreme specialization. Yes, that's a valuable thing. This is one of the most important accounts of modernity. We are Muslims, the Muslim community has a system of values, there is an accumulation of civilization and there is a place where it wants to go. Based on this, we do the sciences. Our understanding of knowledge is on this basis. The fragmentation, unilateral approach and excessive compartmentalization do not meet these demands. We need to look holistic in all scientific fields. The science we produce must satisfy all our needs. This makes true knowledge and holistic approach essential. We believe that our scientists, who have an important mission in transforming the behaviors of the society, will be successful in the rate that they revive this integrity which is present in our history of civilization, and they will be granted the help of Allah in the construction of a society of virtue in proportion to that vision.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

İslam medeniyeti, İlim, Alim, Bütünsellik, İhya, Islamic civilization, Science, Scholar, Integrity, Revival

Kaynak

II. Uluslararası Sosyal Bilimlerde Gelenek ve Bilgi Bütünlüğü Sempozyumu Bildiri Kitabı ?

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Bulut, M., & Kudat, A. (Eds.). (2019). İslam medeniyetinde alim tasavvuru. In II. Uluslararası Sosyal Bilimlerde Gelenek ve Bilgi Bütünlüğü Sempozyumu Bildiri Kitabı (pp. 2–22). İstanbul: İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi.

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren