Hemşirelerde kronotip, merhamet yorgunluğu ve yaşam kalitesinin incelenmesi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Araştırma projeleri

Organizasyon Birimleri

Dergi sayısı

Özet

Bu araştırma, hemşirelerin uyku kalitesi, merhamet yorgunluğu, yaşam kalitesi ve kronotip özellikleri ile sosyodemografik ve mesleki değişkenler arasındaki ilişkileri incelemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada araştırma türlerinden tanımlayıcı araştırma modeli kullanılmıştır. Veriler, T.C Sağlık Bakanlığı İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nde görev yapan ve dahil edilme kriterlerini karşılayan hemşirelerden toplanmıştır. Veri toplama sürecinde Kişisel Bilgi Formu, Sabahçıl-Akşamcıl Ölçeği, Merhamet Yorgunluğu-Kısa Ölçek (MY-KÖ), Yaşam Kalitesi Ölçeği (SF-36) ve Uykusuzluk Şikayetleri ve Uyku Kalitesi Temel Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada toplam 334 hemşireye ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular, hemşirelerin uzun çalışma saatleri, yoğun nöbet düzeni ve vardiyalı çalışma koşulları nedeniyle uyku kalitesi, duygusal tükenme ve yaşam kalitesi alanlarında olumsuz etkiler yaşadığını göstermiştir. Beden kitle indeksi arttıkça uyku kalitesinde düşüş gözlenmiş, haftalık çalışma saatlerinin artışı emosyonel işlevsellik üzerinde olumsuz etkiler yaratmıştır. Gece nöbeti sıklığının artması, fiziksel fonksiyon kaybı ve ikincil travmatik stres belirtileri ile ilişkilendirilmiştir. Cinsiyet, çocuk sahibi olma ve sağlık durumu gibi bireysel değişkenlerin bazı yaşam kalitesi alt boyutlarında etkili olduğu; ancak genel olarak mesleki stres ve iş yükünün daha belirleyici olduğu tespit edilmiştir. Kadın hemşirelerde merhamet yorgunluğu ve tükenmişlik düzeyleri daha yüksek bulunmuş, çocuk sahibi olmayan hemşirelerin enerji canlılık ve ruhsal sağlık puanlarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Sağlık sorunu olan hemşirelerde ağrı algısı ve genel sağlık değerlendirmesi olumsuz etkilenmiştir. Kronotip özelliklerine göre yapılan değerlendirmede anlamlı bir fark bulunmamakla birlikte, çevresel faktörlerin (vardiya düzeni, iş yükü) biyolojik ritim üzerindeki etkileri vurgulanmıştır. Ayrıca, uyku kalitesi bozuldukça merhamet yorgunluğu ve sosyal işlevsellikte olumsuz etkiler gözlenmiştir. Sonuç olarak, hemşirelerin fiziksel ve psikososyal sağlıklarının korunabilmesi için nöbet sistemlerinin düzenlenmesi, dinlenme imkanlarının artırılması, bireysel uyum özelliklerinin dikkate alınarak vardiya planlamalarının yapılması ve psikososyal destek programlarının yaygınlaştırılması gereklidir. Bu çalışma, hemşire sağlığına yönelik geliştirilecek politika ve uygulamalar için önemli veriler sunmuş; daha geniş örneklemli ve objektif ölçüm araçlarıyla desteklenecek ileri araştırmalara ihtiyaç olduğunu ortaya koyulmuştur.

The study was conducted to examine the relationships between sleep quality, compassion fatigue, quality of life and chronotype characteristics of nurses and sociodemographic and occupational variables. Descriptive research model, one of the research types, was used in the study. The data of the study were collected by using the personal information form, Chronotype Determination Form, Pittsburgh Sleep Quality Index, Brief Compassion Fatigue Scale in Healthcare Workers and SF-36 Quality of Life Scale of nurses working in Istanbul Çam and Sakura City Hospital. Total nurses were reached in the study. The findings showed that nurses experienced negative effects in the areas of sleep quality, emotional exhaustion and quality of life due to long working hours, intense shift patterns and shift working conditions. As the body mass index increased, a decrease in sleep quality was observed, and the increase in weekly working hours had negative effects on emotional functioning. An increased frequency of nocturnal seizures has been associated with loss of physical function and secondary traumatic stress symptoms. Individual variables such as gender, having children and health status are effective in some quality of life sub-dimensions; However, in general, it has been determined that occupational stress and workload are more determinant. Compassion fatigue and burnout levels were found to be higher in female nurses, and it was determined that nurses who did not have children had higher energy, vitality and mental health scores. Pain perception and general health assessment were adversely affected in nurses with health problems. Although there was no significant difference in the evaluation according to chronotype characteristics, the effects of environmental factors (shift order, workload) on biological rhythm were emphasized. In addition, negative effects on compassion fatigue and social functioning were observed as sleep quality deteriorated. As a result, in order to protect the physical and psychosocial health of nurses, it is necessary to organize shift systems, increase rest opportunities, make shift plans by taking into account individual adaptation characteristics, and disseminate psychosocial support programs. This study provided important data for policies and practices to be developed for nurse health; It has been revealed that there is a need for further research to be supported by larger sample size and objective measurement tools.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Hemşire, Uyku kalitesi, Merhamet yorgunluğu, Yaşam kalitesi, Kronotip, Nöbet sistemi, Nurse, sleep quality, compassion fatigue, quality of life, chronotype, seizure system

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Oymak, Ü. (2025). Hemşirelerde kronotip, merhamet yorgunluğu ve yaşam kalitesinin incelenmesi [Yüksek lisans tezi, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Tez No. 1002322]. Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi.

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren