Approaches of the imāmī shīʿa to the Qurʾān in the context of the allegation of distortion and the collection of the Qur’ān
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Narratives regarding the allegations of distortion of the Qurʾān is a matter which has been long uttered by some orientalist. The gist of the matter is based on the idea that the Qurʾān revealed to the Holy Prophet by Allāh is larger than the one that we have today and that some of the words and verses of the Qur’ān were distorted. This means the Qurʾān has thereby been changed or reduced in size either by mistake or on purpose. The source of these discourses stands on the reports of ḥadīth and tafsīr scholars of Akhbarī school of the Imāmī Shīʿa. Actually, the idea intended for the distortion of the Qurʾān is a situation that cannot include the majority of the Imāmī Shīʿa, because a significant number of scholars who are the members of the Shīʿite-Imāmī tradition refused the idea since these kinds of reports are al-khabar al-wāḥid, and so they do not have the sufficient evidential and informative value. In this article, approaches of the Imāmī Shīʿa –from early, classical and recent times- that present these allegations of distortion are analysed comparatively. In respect to its relation to the subject, the approaches of the Imāmī shia to the collection of the Qurʾān are also mentioned.
Kur’an’ın tahrif edildiğine yönelik söylemler, özellikle bazı müsteşrikler tarafından öteden beri dile getirilen bir husus olmuştur. Meselenin özü, Allah tarafından Hz. Peygamber’e inzâl olunan Kur’an’ın, bugün elimizde bulunan Kur’an’dan çok daha fazla olduğu, sehven veya kasten Kur’an’dan bazı lafız ve âyetlerin değiştirilmek yahut eksiltilmek suretiyle tahrif edildiği iddiasına dayanmaktadır. Bu söylemlerin kaynağı, çoğunluğu İmâmiyye Şîası’nın Ahbârî ekolüne mensup muhaddis ve müfessirlerin rivâyetlerine itimat etmektedir. Lâkin ümmetin icmâı, noksanlık ve ziyâdelik anlamında Kur’an’ın sıhhat bütünlüğüne halel getirecek böylesi bir durumun asla vârid olmadığı yönündedir. Esâsında Kur’an’ın tahrifine yönelik düşünce İmâmiyye Şîası’nın da geneline teşmil edilemeyecek bir durumdur. Zira Şiî-İmâmî geleneğine mensup çok sayıda âlim ve müfessir, bu türden rivâyetleri haber-i vâhid olduğu, bu yüzden kesin hüccet ve bilgi değeri taşıyamayacağı gerekçesiyle reddetmişlerdir. Bu makalede, İmâmiyye Şîası’ının -erken, klasik ve son dönem bağlamında- tahrif iddiasına yönelik yaklaşımları mukayeseli bir şekilde incelenmiştir. Konuyla bağlantılı olması bakımından İmâmiyye’nin mushafın cem‘i meselesine yaklaşımlarına da temas edilmiştir.
إن الأقاویل المتعلقة بتحریف القرآن أقاویل صدرت بشكل خاص من قبل المستشرقین منذ زمن بعید. وجوھر الأمر ھو الاعتمام على الادعاء بأن القرآن المنزل من لله إلى النبي علیھ السلام أكثر بكثیر من القرآن الذي بین أیدینا الیوم، وأن بعض الكلمات والآیات من القرآن قد تم تحریفھا سھوا أو عمدا بتغییرھا أو حذفھا. وتعتمد مصادر ھذه الأقاویل في معظمھا على روایات العلماء والمفسرین المنسوبین إلى المدرسة الأخباریة من الشیعة الإمامیة. إلا أن اجماع الأمة في اتجاه أنھ لم یرد مثل ھذا الوضع الذي یخل بصحة كلیة القرآن بمعنى الزیادة والنقصان أصلا. إن فكرة تحریف القرآن في أساسھا موقف لا یمكن أن یشمل عموم الشیعة الإمامیة. لأن العدید من العلماء الذین ینتمون إلى التقلید الشیعي الإمامي قد رفضوا مثل ھذه الروایات على أساس أنھا من أخبار الواحد، وبالتالي لا یمكن أن تحمل قیمة حجیة وعلمیة. في ھذه المقالة تم دارسة مقاربات الشیعة الإمامیة في ادعاء التزویر في سیاق الفترات المبكرة والكلاسیكیة والحدیثة بشكل مقارن، كما تم التطرق أیضًا إلى مقاربات الإمامیة لمسألة جمع المصحف من حیث علاقتھا بالموضوع.









