Arıtılmış atıksuların yeniden kullanımı: bilimsel gerçekler, psikolojik ve dini tereddütler

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Helal Gıda Ar-Ge Merkezi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Araştırma projeleri

Organizasyon Birimleri

Dergi sayısı

Özet

Dünya’daki suların yaklaşık %97’si tuzlu olduğundan içme ve kullanma maksatları için doğrudan kullanılamaz durumdadır. Kalan %3’lük kısım ise Dünya genelinde eşit derecede ulaşılabilirliğe sahip olmayan tatlı sudur. Gelecekte, küresel iklim değişimi sebebiyle nehir akışlarının %20-30 oranında azalacağı tahmin edildiğinden, ileri derecede arıtılmış atıksuyun yeni bir su kaynağı olarak değerlendirilmesi çok daha fazla önem kazanacaktır. Ancak ileri düzeyde arıtma uygulanmış evsel atıksuların, musluk suyu kalitesine getirilseler bile, doğrudan içme ve kullanma suyu olarak kullanımı önünde hala çok ciddi psikolojik, sosyal ve dini (fıkhi) tereddütler bulunmaktadır. Diğer taraftan kullanım amacına uygun bir arıtma uygulanarak kirletici unsurlarından arındırılmış evsel atıksuların, içme veya kullanma suyu kaynağı olarak kullanımını engelleyen sağlam, tutarlı ve ısrarcı herhangi bir fıkhi görüş de bulunmamaktadır. Atıksu arıtma tesislerine (AAT) ulaşan atıksulardaki kirlilik unsurlarının oranı, yaklaşık %1 civarındadır ve günümüz arıtma teknolojileri ile bu kısımdaki kirletici unsurların (karbon, azot, fosfor) mahiyeti tamamen değiştirilebilmekte, diğer bir ifadeyle istihale yoluyla ortamdan uzaklaştırılabilmektedir. Dolayısıyla, atıksularda gerekli modern arıtma işlemlerinin uygulanması ile suların asli özelliklerini bozan kirleticilerin giderimi sağlandığı takdirde bu suların tekrar kullanımında herhangi bir mahzur bulunmadığı düşünülmektedir. Bu çalışmada, son kullanım amacına uygun arıtma teknolojileri ile kentsel atıksulardaki kirlilik unsurlarının, alıcı ortamdaki doğal süreçlerin de katkısıyla yüksek oranda giderilebileceği ve arıtılmış atıksu deşarjının yapıldığı alıcı ortamdan alınan suların, konvansiyonel (klasik) su arıtma tesislerinde arıtıldıktan sonra şehir şebekesine verilebileceği konusu değerlendirilmiştir. Çalışmanın diğer bir bölümünde ise, sıhhi ve fıkhi anlamda arıtılmış atıksuların, temiz (mutlak) sularla uygun seyrelme oranları dahilinde karıştırılarak (asıl su/arıtılmış su > 2) kullanılmasında bilimsel kalite standartları uyarınca herhangi bir mahzur olmamasına rağmen, halkın hangi psikolojik ve dini saiklerle buna tereddüt gösterdiklerine de kısaca değinilmiştir.

Nearly 97% of water in the world is saline which cannot be used directly for potable and non-potable purposes. The remaining 3% is the only potable water source but it is distributed unevenly worldwide. Due to the climate change it is expected that river flows will decrease by 20-30% in the future and using advanced treated wastewater as a new water source will be much more important. However, there are some significant psychological, social and religious hesitations regarding the direct use of advanced treated wastewaters as drinking and utility water, even though they have the same water quality as tap water. There are not any solid, consistent and persistent religious aspects regarding the use of reclaimed municipal wastewater for drinking and utility water that is purified from pollutants with respect to reuse area. Feces and urine content of influent wastewater at wastewater treatment plants (WWTPs) is around 1% and pollutant parameters in this fraction (carbon, nitrogen, phosphorus) could be transformed into new products, therefore its nature changes completely. Accordingly, if pollutants, which harm the nature of water, are removed through applying appropriate treatment technologies, there might be no drawbacks in reuse. In this study, it was indicated that pollutants in municipal wastewater can be purified (treated) sufficiently by incorporation of appropriate treatment methods and natural processes in receiving water bodies. The purpose of this article was to discuss the problem when such water bodies are used for water supply, and propose an idea that the purified water can be distributed to a city network following the proper treatment at conventional water treatment plants. Additionally, it was mentioned that why the public has psychological and religious hesitations although there is no drawback to mix purified wastewater with fresh (absolute) water in appropriate dilution ratios (actual water/purified water > 2) according to the scientific quality standards.

Açıklama

*Sorumlu Yazar: Malhun FAKIOĞLU, E-mail: fakioglu@itu.edu.tr Orcid: https://orcid.org/0000-0003-1475-2249 -- Hüseyin GÜVEN Orcid: https://orcid.org/0000-0001-6754-0106 -- İzzet ÖZTÜRK Orcid: https://orcid.org/0000-0002-8274-5326

Anahtar Kelimeler

Atıksular, Geri kazanım, Suda mahiyet değişimi, Psikolojik ve dini tereddütler, Su seyreltme oranı, Wastewater purification, Reuse dilution ratio, Psychological and religious hesitations, Nature changes in water

Kaynak

Helal ve Etik Araştırmalar Dergisi / Journal of Halal and Ethical Research

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

2

Sayı

2

Künye

Fakıoğlu, M., Güven, H., Öztürk, İ. (2020). Arıtılmış Atıksuların yeniden kullanımı: Bilimsel gerçekler, psikolojik ve dini Tereddütler. Helal ve Etik Araştırmalar Dergisi, 2 (2), 1-20

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren