Necmettin Hacıeminoğlu’nun dil davası
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Necmettin Hacıeminoğlu, öztürkçeleştirme hareketlerinin çok ileri bir aşamaya taşındığı 1970’li yıllarda doğru, güzel ve tabiî Türkçeye dâir yazdıkları ile öne çıkan dilbilimcilerimizden biridir. O, yazılı ve sözlü alanda hâkim olmasını istediği Türkçe için uzun zaman kalemiyle mücâdele eder. Hacıeminoğlu’nun dile getirdiği fikirlerin Türkçenin bugünkü hâli açısından önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu yazıda Hacıeminoğlu’nun, Türkçenin Karanlık Günleri1 adlı eserinde yer alan görüşlerini verdikten sonra yılmadan yorulmadan yazmasının ardında yatan sebepler üzerinde kısaca duracağız. Hacıeminoğlu’na göre dil, bir milletin düşüncesinin evi; ortak millî rûhun, ortak millî dehânın yarattığı mükemmel ve ilâhî bir sistemdir. Milletin kanından sıcaklık, gözünden ışık ve gönlünden canlılık alan millî dil, her şahıs ve zümrenin önündedir, üstündedir. Binlerce yıldan beri süzüle süzüle insanla berâber gelişmiş, insanlıktan ve onun düşüncesinden şahsiyetli, haysiyetli bir varlık olmuştur. (s.30) Fert ve millet, varlığını ancak dil ile duyurur, korur ve devam ettirir. (s.73) Millî dil, bir milletin bütün sosyal kesimleri ve fertleri arasında ortak bir anlaşma vâsıtasıdır. Dil, milleti geçmişine bağlar. Bütün bu sebeplerle dil çok mühimdir. Dil hakkında yazacak kimselerin mutlaka yeterli ihtisâsı olmalıdır.









