Müzikte ağaç motifi: "Eş-şecere" örneği
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
İnsanoğlu duygu, düşünce ve yaşayışını sözlü, yazılı ve hareket gibi muhtelif şekillerde ifade edebilmektedir. Zikri geçen olguların aktarımı, yaşayışımızı tezyin eden sanatların ortaya çıkmasına olanak sağlamıştır. Her medeniyetin mensubu kendi duygu, düşünce ve yaşamının tezahürü olarak mimari, şiir, hat ve mûsikî gibi beşerin aklına ve gönlüne hitap eden sanat dalları aracılığıyla bunları izhar etme gayretinde olmuştur. Kanaatimizce söz ile sesin insicamlı bir şekilde oluşturduğu melodiler ruhun ihtizazı ve telezzüzü adına daha tesirli olmaktadır. Hususi olarak mûsikînin bu duygu tasviri ve aktarımında başat bir rol aldığı bilinen bir vakadır. Mûsikî ilminin amelî yani uygulamalı safhasının yanında bir de nazarî boyutu vardır. Bu sanatın teorisini pratiğinden ayrı görmek mümkün değildir. Eskilerin “lazım-ı gayr-i mufâriki” dedikleri gibi mûsikîde nazarî ve amelî birbirlerinin olmazsa olmazlarıdır. Bu ilim dalının tekâmülünde nazariyatçıların ilk dönemlerden itibaren ortaya koydukları eserlerin ayrı bir kıymet-i harbiyesi vardır. Çevirisini ve incelemesini yaptığımız müellifi bilinmeyen “eş-Şeceretu Zâtü’l-Ekmâm el-Hâviye li-Usûli’l-Engâm” isimli bu eserin tahminen 18. yüzyıl mûsikî nazariyatı eserlerinden biri olduğu kaynaklarda ifade edilmektedir. Eserin müellifi, klasik edvâr geleneği dediğimiz makam ve usûl anlatımlarının daireler ile anlatıldığı eserlerdeki üslûbun aksine bir yol izlemiştir. Asıl makamlar, avaze ve şu’beler ve onlardan türeyen makamları “ağaç” motifindeki gövde ve dallar ile izah etme yoluna gitmiştir. Eserine de bundan dolayı “ağaç” anlamına gelen “şecere” demektedir. Elimizdeki bu eserin, 14. yüzyılda yazıldığı tahmin edilen Salahaddin Safedî’nin telif ettiği Risale fî İlmi’l Mûsikâ’dan önemli ölçüde istifade ettiğini gördük. Ancak eş-Şecere müellifinin metin içinde bu esere dair hiçbir atıfta bulunmadığını ve böyle bir eserin varlığından da haberdar olduğuna dair bir emare bulunmadığını müşahede ettik. Bu çalışmamızla beraber bahsi geçen eserin tercüme ve incelemesi ile makam, avaze, şu’be, terkîb ve îkâ konularını hem kendi döneminde hem de öncesinde kaleme alınan kaynaklar çerçevesinde ele alarak ilim sahasına kazandırma gayreti içinde olacağız.
Açıklama
Dr. Öğr. Üye. Turgut Yahşi : Turgut Yahşi; 1985 yılında Van’da doğdu. Lise öğrenimini Van’da bitirip lisans eğitimi için İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesine gitmiştir. 2007 yılında buradan mezun olduktan sonra 2013 yılında Yüksek Lisansını Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi danışmanlığında, 2018 yılında da Doktorasını Prof. Dr. M. Safa Yeprem danışmanlığında tamamlayarak doktor ünvanını almaya hak kazanmıştır. Halen Iğdır Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk Din Mûsikisi Anabilim Dalında Dr. Öğretim üyesi olarak çalışmalarını sürdürmektedir.









