Biyofilik Tasarım Yaklaşımının Başakşehir Millet Bahçesi Üzerinde Değerlendirilmesi
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Günümüzde hızlı ve düzensiz kentleşmeyle birlikte artan konut gereksinimleriyle esas alan kullanımları arasındaki denge gün geçtikçe bozulmaktadır. Bireylerin yoğun bir şekilde etkileşim içinde bulundukları kentler ve beraberinde getirdiği yükümlülükler giderek bozulmalara yol açtığından kent kimliği yapay bir kişiliğe dönüşmüştür. Bu dengenin bozulmasıyla toplum aidiyet duyduğu doğadan uzaklaşmış ve birtakım sosyal, ruhsal ve fiziksel sorunlara yol açmıştır. Doğa ile yapılı çevre arasındaki dengeyi sağlama çabaları biyofilik tasarım kararlarını ortaya çıkarmıştır. İnsanların psikolojik ve fizyolojik olarak sağlıklı bir hayat sürmeleri, bulundukları mekanlardaki yeşil alanların nitelik dereceleriyle ilişkilidir. Nitelikli yeşil alan planlamasında üç ana başlık altında değerlendirilen 14 maddenin sağlanmasıyla oluşturulan biyofilik tasarım, kamusal mekanlardaki bireylerin doğa ile temasına olanak tanımlamaktadır. Mekânda doğa, doğaya benzeşme ve mekânın doğası başlıklarının altında insanların soyut ve somut şekilde doğa ile bağlantı kurmasını amaçlayan birtakım kriterler bulunmaktadır. Bu kapsamda nitelikli yeşil kent vizyonuyla, sürdürülebilir çevre, refah düzeyi yüksek yaşanabilir mekanlar oluşturma hedefleriyle 11.Kalkınma Planı’nda Türkiye genelinde gerçekleştirilmesi planlanan Millet Bahçeleri’nin çalışma alanı olarak seçilmesini desteklemiştir. Millet Bahçeleri’nin mevcut fonksiyonlarının biyofilik tasarım kriterleriyle değerlendirilirken; biyofilik şehircilik ve peyzaj merceğinden bakılarak, kentliye sağladığı imkanlar, doğanın kente temas etmesini hangi düzeyde etkilediğine dair irdelenmektedir. Başakşehir Millet Bahçesi’nin alan çalışması olarak ihtiyaçları ve çalışma planının yönlendirmesiyle biyofilik tasarımın literatüre aktardığı kriterlere ek olarak millet bahçeleri tasarım gereksinimleri doğrultusunda tasarım önerisinde bulunularak, gelecekteki mimarlara ve kent planlamacılara kılavuz önergesinde sunulmuştur.
Nowadays, with rapid and irregular urbanization, the balance between increasing housing needs and main land uses is deteriorating day by day. As the cities in which individuals interact intensively and the responsibilities they bring with them are causing progressive and gradual disruptions, urban identity has turned into an artificial personality. With the disruption of balance, society has distanced itself from the nature it feels a sense of belonging to, which has caused some social, psychological, and physical problems. Efforts to balance nature and the built environment have led to biophilic design decisions. People living a healthy life psychologically and physiologically are affected by the quality levels of green areas in the spaces in which they are located. Biophilic design, created by providing 14 items evaluated under three main headings in qualified green area planning, defines the possibility of individuals in public spaces to contact nature. Some criteria aim for people to establish abstract and concrete connections with nature under the headings of nature in space, resemblance to nature, and nature of space. In this context, with the vision of a qualified green city, a sustainable environment, and the aim of creating livable spaces with high levels of welfare, the 11th Development Plan supported the selection of Millet Gardens, which are planned to be realized throughout Turkey, as a study area. While evaluating the current functions of Millet Gardens with biophilic design criteria, the opportunities provided to the citizens are examined through the lens of biophilic urbanism and landscape, and the level at which they affect the contact of nature with the city is discussed. In addition to the criteria that biophilic design has transferred to the literature with the guidance of the needs and the case study of Başakşehir Millet Garden, a design proposal was made in line with the design requirements of national gardens, and it was presented to future architects and urban planners in a guide proposal.









