Yeni Çağ’dan bugüne çocukların korunmasına yönelik uygulamalar

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Orp Danışmanlık ve Organizasyon

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Araştırma projeleri

Organizasyon Birimleri

Dergi sayısı

Özet

Yeniçağdan bugüne çocukların korunmalarına yönelik uygulamaları incelemek amacıyla bu araştırma yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma için konuyla ilgili kaynaklara ve verilere ulaşılarak alan yazın taraması yapılmıştır. Araştırma ile ilgili kitap, tez ve raporlar incelenmiş elde edilen veriler sistematik bir biçimde bütünleştirilmeye çalışılmıştır. Bulgular arasında ilişkilendirme yapılarak, yargılar oluşturularak, değerlendirmeler yapılmıştır. Araştırma sonucunda görülmüştür ki; bireysel özgürlükler, haklar ve aile yaşamı üzerindeki Ortaçağ’ın skolastik düşüncesinin sorgulanmasına neden olan aydınlanma çağı felsefesi ve sanayi devrimi, çocukların korunması konusunda da oldukça önemli adımların atıldığı bir dönemdir. Aydınlanma ile çocukların yetişkinlerden ayrı olduğu ve bu nedenle ayrı bir muameleye gereksinimleri olduğuna dair inanç gelişmiştir. Sanayi devrimi döneminde ise çocukların korunmasına ilişkin yapılan çalışmalar, özellikle küçük yaştaki çocukların çalıştırılmaması ve işyerinde çocukların istismar edilmemesi üzerine kurulmuştur. 1789 Fransız Devrimiyle belirginleşen eşitlik, kardeşlik ve özgürlük gibi kavramlar çocukların korunmasında da etkili olmuştur. 20. yüzyıl, çocukluğun altın yılı olarak kabul edilmektedir. Zira çocukların korunmasına ilişkin en somut, sistematik ve örgütlü adımlar bu dönemde atılmaya başlanmıştır. Çocukluk, çocukluğun tarihi gibi kavramlara ilişkin bilimsel çalışmaların da 20. yüzyılda ortaya çıktığı görülmektedir. 20. yüzyıl aynı zamanda, yaşanan iki büyük dünya savaşı sonunda devletlerin çocukların korunması ile ilgilenmek zorunda kaldıkları dönemdir. Birinci Dünya Savaşı sonrasında, çocukların korunması konusunda uluslararası düzenlemelere gidilmiştir. İlk olarak 1923 yılında Belçika’da “Uluslararası Çocukları Koruma Birliği” kurulmuş ve bunu 1924 “Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi” izlemiştir. Sözü edilen bildirge, öncelikle 1948, sonrasında da 1959 yılında geliştirilmiştir. Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi, günümüzdeki Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin de temelini oluşturması bakımından önemlidir. 20.yüzyılda çocukların korunması ile ilgili en önemli uluslararası adımlardan biri de 1946’da UNICEF’in kurulmasıdır. UNICEF’in bütün çalışmaları, tarihte en yaygın olarak benimsenen insan hakları sözleşmesi olan Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme doğrultusunda yürütülmektedir. Osmanlı Devleti, çocukların korunması konusunu ciddiyetle ele almış ve çocukların korunması için ‘Darüşşafaka, çocuk ıslahhaneleri, Darülaceze, Hamidiye-i Etfal Hastanesi, Darül Hayr-ı Ali, Darüleytamlar ve Himaye-i Etfal Cemiyeti’ gibi pek çok kurum ve kuruluş açmıştır. Türkiye’de çocukların korunmasıyla ilgili devlet birimi Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde yer alan Çocuk Hakları Daire Başkanlığı’dır. Çocuk Hakları Daire Başkanlığının temel görevleri “Çocuk Hakları Sözleşmesinin hükümlerinin, çocuklukla ilgili tüm alanlarındaki mevcut yasal, idari ve yapısal durumunun belirlenmesine yönelik takip çalışmaları yapmak, raporlamak ve ilgili makama sunmak; Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ihlal edildiği(aile içi, kurumsal, basılı ve görsel medya vb.) durumlara ve koşullara ilişkin müdahale süreçlerini geliştirmek ve takip etmek; Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ilke ve hükümlerinin yetişkinler ve çocuklar tarafından öğrenilerek hayata geçirilmesine yönelik, tanıtım kampanyası, forum, konferans, kongreler, seminer, sempozyum vb. etkinlikler düzenlemek ve sonuçlarının ulusal düzeyde izlenmesi ve değerlendirilmesine ilişkin iş ve işlemleri yürütmek” şeklinde özetlenebilir. Bunun yanında, Türkiye’de, UNICEF Türkiye ve UNICEF Türkiye Milli Komitesi ile Çocuk Vakfı da çocukların korunmasına ilişkin faaliyet göstermektedir. Avrupa’daki çağdaş sosyal koruma modellerini 3 grupta toplamak mümkündür. Bunlar: Anglo-Amerikan çocuk koruma sistemleri (İngiltere, ABD ve Kanada), Sosyal-demokrat koruma sistemi (İsveç, Norveç, Finlandiya) ve Muhafazakâr-sosyal koruma politikasını odak alan (Fransa, Almanya ve Hollanda) sistemlerdir. Dünya geneline bakıldığında çağdaş çocuk koruma sistemleri genel olarak ‘kurum bakımı, koruyucu aile bakımı ve evlat edindirme’ hizmetleri şeklinde gerçekleşmektedir. Toplumların varlıklarını sürdürebilmeleri için yapabilecekleri en hayati yatırım, çocuğa yapılan yatırımdır. Günümüzde çağdaş, demokratik ve sağlıklı bir toplum oluşturabilmek için çocuğu fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal gelişim yönünden, bir bütün olarak ele alabilen küresel ve yerel politikalara her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulmaktadır.

Açıklama

* Fatma Yaşar Ekici : fatma.ekici@izu.edu.tr. İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İstanbul, Türkiye.

Anahtar Kelimeler

Çocuk, Çocukların korunması, Çocuk hakları

Kaynak

II.Uluslararası Farklı Şiddet Boyutları ve Toplumsal Algı Kongresi / 2nd International Congress on Different Dimensions of Violance and Social Social Perception

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Yaşar Ekici, F. (2015). Yeni Çağ’dan Bugüne Çocukların Korunmasına Yönelik Uygulamalar. II.Uluslararası Farklı Şiddet Boyutları ve Toplumsal Algı Kongresi / 2nd International Congress on Different Dimensions of Violance and Social Social Perception, 57-58. İstanbul: Orp Danışmanlık ve Organizasyon.

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren