Hemodiyaliz Tedavisi Uygulanan Hastalarda Umut
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Umut, amaca yönelik karar verme, bu amaca hizmet eden yollar planlama ve kendini motive ederek planladığı yolları kullanmaya ilişkin bireyin algıladığı kapasiteyi ifade eden bilişsel bir yapıdır. Umut, kişinin geleceğe uyumu için ona güç veren, gelecekle ve yaşantısıyla ilgilenmesini ve yaşamında anlam bulmasını sağlayan, etkili bir başa çıkma yöntemidir. Umut, kronik hastalıkların tedavisine uyum sağlamasına yardımcı olan çok boyutlu, evrensel ve dinamik bir yapıdır. Aslında umut, bireylerin fırsatları, yolları, olası ve spesifik hedefleri aradığı bilişsel bir süreçtir. Umut, bireylerin hastalıktan kaynaklanan karanlığın üstesinden gelmelerine ve olumsuz olaylarla mücadele etme becerisine sahip olmalarına yardımcı olmaktadır. Zamanla değişen ve gelecekte hedeflere ve sonuçlara ulaşılmasını kolaylaştıran karmaşık bir düşünce, duygu ve işlevler sürecidir. Umut, bireylerin zihinsel acılarını azaltmasına, yaşam kalitelerini artırmasına ve fizyolojik, emosyonel, mental ve sosyal sağlıklarını geliştirmelerine yardımcı olmaktadır. Hayat kurtarıcı olmakla birlikte hemodiyaliz tedavisi, yarattığı fiziksel, psikolojik, sosyal ve ekonomik sorunlar nedeniyle hastaların umut düzeylerini olumsuz etkileyebilmektedir. Hastaların yaşamlarında umutlu olmanın anlamı son derece önemlidir. Çünkü bu tutum, onları, hastalığın teşhis edildiği andan potansiyel böbrek nakline kadar durumlarında iyileşme beklemeye teşvik etmektedir. Bu bağlamda umut, sağlığın iyileşmesiyle ilişkilendirilmektedir. Hastayı, hastalığına zorlu bir tedavi bulmak için uzun mesafeler kat etmeye, çok sayıda invazif prosedürlere girmeye, yaşam tarzını, rutinini değiştirmeye ve durumu zayıflamış olsa bile tedaviye uymaya teşvik etmektedir. Umut, geleceğe dair olumlu bir beklentiye sahip olmak ve böbrek hastalığına uyum sağlamak için baş etme stratejisi olarak da tanımlanmaktadır. Hemodiyaliz tedavisi alan hastalarda umudun psikososyal sorunların kontrolünde önem taşıdığı, mortalite ve hastaneye tekrarlı yatışları etkilediği vurgulanmaktadır. Depresyon, üzüntü, belirsizlik, öfke ve nefret, hastaların umuda ulaşmalarına engel olan temel kaygılardır. Bu nedenle klinik tedavinin yoğun olduğu hemodiyaliz hastalarında umut durumunun değerlendirilmesi önemlidir. Hemodiyaliz hastalarına bakım veren hemşirelerin, bakım verirken bu bireylerin umut duygularını göz önünde bulundurmaları gerekmektedir. Çünkü hastalık ve tedavilerle baş edenler için bu kavram son derece önemlidir.









