Katılım bankalarında ürün geliştirme süreçleri ve sorunları: Kuveyt Türk örneği
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Ürün geliştirme süreci, yeni bir ürün veya hizmetin düşünce aşamasından karar ve yatırım aşamasına, buradan da tüketiciye sunulana kadar geçirdiği tüm safhaları içeren çok yönlü bir firma stratejisi ve faaliyetidir. Günümüzün pazar dinamiği içerisinde yeni ürün geliştirmenin firmalar ve elbette bankalar açısından önemi büyüktür. Bankacılık sektöründe artan rekabet şartları yeni ürün ve hizmet geliştirme sürecini bankaların esas faaliyetlerinden biri haline getirmiştir. Bu önemli iş kolunu daha etkin hale getirmek üzere bankalar organizasyon yapılarını gözden geçirmişler ve yeniden düzenlemişlerdir. Bankalarda ürün denilen kavram, tüm hizmet sektörlerinde olduğu gibi somut bir kavram olmaktan ziyade finansal hizmetleri de içeren soyut bir kavramdır. Bu itibarla, bankacılık sektöründe ürün geliştirme denildiğinde ürün, hizmet ve süreç geliştirme anlaşılmalıdır.1 Bankalarda ürün geliştirme çok yönlü, çok değişkenli karmaşık bir faaliyetler zinciridir. Bu nedenle, başarılı ve etkin bir ürün geliştirme süreci tüm bu faaliyetlerin eşgüdüm içerisinde ve sistematik bir yaklaşımla yönetilmesini zorunlu kılmaktadır. 2 Bu makalede sözkonusu sürecin Türkiye’de faaliyette bulunan Katılım Bankalarında nasıl yürütüldüğü incelenecektir. Türkiye’de faizsiz bankacılık kural ve prensipleriyle faaliyetlerini yürütmekte olan Katılım Bankaları diğer birçok finansal işlemlerde olduğu gibi ürün geliştirme noktasında da faizli esasa göre çalışan konvansiyonel bankalardan ayrılmaktadır. Örneğin, Katılım Bankaları’nda daimi bir denetim, gözetim ve onay organı olarak olarak görev yapan Danışma Kurulları ürün geliştirme sürecinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Ürün tasarımının başlangıcından, ürünün pazara arz edilmesine kadar izlenen bütün safhalar Danışma Kurulu üyeleri ve denetçilerinin onay ve gözetimine tabidir. Türk Bankacılık Sektörü’nde yabancı sermaye payı 2017 sonu itibariyle %44.5 olarak gerçekleşmiştir. Bu oran Katılım Bankalarında %58 seviyesindedir.3 Bu durum Türk Bankacılık Sistemi’nin dünya bankacılık sistemine entegrasyonu açısından önemli bir gösterge olmasının yanı sıra yurtdışı bankacılık ürün hizmet ve uygulamalarının da artan bir ivmeyle Türk Bankacılık Sistemine girdiğinin ve bankalar arası ürün ve hizmet geliştirme yarışını arttırdığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Bu çalışmamızda, Türkiye’de faaliyet gösteren Katılım Bankaları’nda yeni ürün ve hizmet geliştirme süreci incelenecektir. Katlım Bankaları, kar/zarar katılma akdi çerçevesinde toplamış olduğu fonları dünyada kabul görmüş faizsiz bankacılık prensip ve uygulamaları ile reel sektöre kaynak olarak aktaran faizsiz finans kurumlarıdır. Bu bankalar fon kullandırım faaliyetlerinden elde ettikleri kar veya zararı fon sağlayan müşterileriyle başta mutabık kalınan oranlar üzerinden baylaşırlar. Katılım Bankaları’nın gerek prensiplerde gerekse uygulamalarda birçok yönden Konvansiyonel Bankalardan ayrılıyor olmaları, sözkonusu sürecin genel Bankacılık Sektörü üst başlığı yerine Katılım Bankaları özelinde incelenmesini gerekli kılmıştır. Türkiye’de bugün itibariyle faaliyet gösteren beş Katılım Bankası’nın tüm bankacılık uygulamaları gibi ürün ve hizmet geliştirme süreçleri de benzerlik göstermektedir. Bu noktadan hareketle, çalışmanın daha bütüncül olmasını temin etmeye yönelik olarak Kuveyt Türk Katılım Bankası Anonim Şirketi’nin (KTKB) ürün ve hizmet geliştirme süreci referans alınacaktır.
The product development process is a multidisciplinary set of gradual activities in line with the strategies of a company that starts from the initial idea and conceptual design to the launch and marketing phases. It is one of the most crucial competitive edges and key to success in todays business ecosystem and hence in the banking industry. Increasing competition in the banking sector have made new product and service development processes one of the main activities of the banks. Product development in the banking sector, in Turkey and in the world, is rather an abstract concept which does not comprise only tangible financial products but also abstract banking services. In this regard, product and service development has become quite a dynamic and competitive process in the fast growing banking market. The success of a bank in terms of growth, profitability, customer base, the level of customer and service quality are directly related to the speed and efficiency of new product and service development processes. Therefore, today's banks should revisit their organizational structures in order to encourage and facilitate new product developments and innovation. As of the end of the year 2017, the share of foreign capital in the Turkish Banking Sector and Participation Banking Sector were 44.5% and 58% respectively. This figure can be regarded as an important indicator that the Turkish banking system has well integrated into the global banking system and international banking product and services are to be adopted to highly competitive and dynamic Turkish Banking Market. This study will focus on product and service development processes of the Participation Banks in Turkey which have been operating on the basis of profit and loss sharing principles in a way that they share the generated profit or loss out of the fund utilization activities between the bank and deposit holding customers according to a predetermined, agreed-upon ratio. Since, Participation Banks differ from the Conventional Banks in a number of parameters including fund collection, fund utilization and process and implementations of banking products and services, this study is limited to Participation Banking sector in Turkey. Since developing new products and services has very similar steps and procedures among the Participation Banks, it is intended to take Kuveyt Turk Participation Bank’s process as the benchmank for to ensure a more focused analysis.









