Ortaöğretim Kurumlarındaki Öğrencilerin Manevi Yönelimlerinin Din Öğretimi Açısından İncelenmesi
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu araştırma, ortaöğretim kurumlarında yürütülen din öğretiminin öğrencilerin manevi yönelimlerinin din öğretimi açısından incelenmesine yönelik nitel bir durum çalışmasıdır. Araştırma kapsamında, İstanbul ilinde fen liseleri ile fen ve sosyal bilimler imam hatip liselerinde görev yapan 17 öğretmen ve bu okullarda öğrenim gören 30 öğrenciyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler, içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Bulguların analizi sürecinde MAXQDA 24 Nitel Veri Analiz Programı kullanılarak verilerin depolaması, düzenlenmesi, değişkenlere göre sınıflandırılması ve kodların oluşturulmasında kolaylık sağlanmıştır. Araştırma sürecinde katılımcıların dini bilgiyle kurduğu anlam ilişkisi, değer aktarımı, vicdan gelişimi, manevi başa çıkma becerisi, evrenle ilişki ve din öğretiminin yöntemsel yansımaları gibi çok boyutlu temalar üzerinden değerlendirme yapılmıştır. Elde edilen bulgular, din öğretiminin öğrencilerin içsel dünyasında anlam arayışını destekleme, ahlaki duyarlılık geliştirme ve zorluklar karşısında manevi dayanıklılık kazandırma açısından önemli bir işlev gördüğünü ortaya koymuştur. Bununla birlikte, öğretim süreçlerinin çoğunlukla ezbere dayalı, bilişsel ağırlıklı olduğu ve öğrencinin manevi dünyasına nüfuz etmekte yetersiz kaldığı da tespit edilmiştir. Katılımcılar, özellikle sorgulamaya açık, duyuşsal yönü ihmal etmeyen, kültürel ve bireysel çeşitliliği dikkate alan bir din öğretimi yaklaşımına ihtiyaç duyulduğunu ifade etmiştir. Bu yönüyle çalışmanın, mevcut öğretim programlarının içeriğine yönelik eleştirel bir bakış sunarken beraberinde din öğretiminin bütüncül formuna ilişkin uygulayıcılara ve eğitim öğretim planlayıcılarına katkı sunması beklenmektedir. Bu araştırmanın bulguları özellikle Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin değer merkezli, bütüncül gelişimi önceleyen ve anlam odaklı eğitimi esas alan yaklaşımıyla uyumlu olarak, din öğretiminin sadece bilişsel değil; duyuşsal, ahlaki ve varoluşsal boyutları da içeren çok katmanlı bir yapıda ele alınmasının gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda din öğretiminin, bireyin manevi potansiyelini ortaya çıkarmayı, değer inşasını desteklemeyi ve kişisel anlam haritalarının oluşumuna katkı sunmayı hedefleyen bir öğrenme süreci olarak yeniden tasarlanmasının önemine işaret etmektedir.
This qualitative case study investigates religious education in secondary schools with respect to students' spiritual orientationsWithin the scope of the research, data were collected through semi-structured interviews with 17 teachers working at science high schools and Anatolian imam hatip high schools for science and social sciences, and 30 students enrolled in these schools in Istanbul. The qualitative data were analyzed using MAXQDA 24, which facilitated systematic data management, including storage, categorization by variables, and generation of thematic codes. The collected data were analyzed using thematic analysis. During the research process, multidimensional themes such as students’ meaning-making relationship with religious knowledge, value transmission, development of conscience, spiritual coping skills, relationship with the universe, and methodological reflections of religious education were evaluated. The findings reveal that religious education plays a significant role in supporting students’ quest for meaning, fostering moral sensitivity, and strengthening spiritual resilience in the face of difficulties. However, it was also determined that instructional processes are mostly based on rote learning, cognitively oriented, and insufficient in penetrating students’ spiritual realms. Participants emphasized the need for a religious education approach that is open to inquiry, does not neglect the affective dimension, and takes cultural and individual diversity into account. In this respect, the study offers a critical perspective on the current curriculum content and is expected to contribute to practitioners and education planners concerning the holistic formation of religious education. Particularly in alignment with the Türkiye Century Education Model—which prioritizes value-centered, holistic development and meaning-oriented learning—this study highlights the necessity of addressing religious education not only on a cognitive level but also through affective, moral, and existential dimensions. Accordingly, it underlines the importance of redesigning religious education as a learning process that aims to reveal the individual's spiritual potential, support value construction, and contribute to the formation of personal meaning maps.









