Ortadoğu toplumlarında komşuluk ilişkileri ve komşuya güven düzeyi: Sosyolojik bir yaklaşım
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Kadim bir medeniyet havzası olan Ortadoğu coğrafyasında etnik çeşitliliğe rağmen ortak bir kültür hüküm sürmektedir. Bu kültürü, İbrahimî dinlerin belirlediği profetik/nebevi bir kültür olarak değerlendirmek mümkündür. Nebevi kültürün son halkalarını olan Tevrat, İncil ve Kur’an gibi kutlu metinlerde komşuluk, Tanrı’yla birlikte anne-babaya saygıdan hemen sonra gelir. Soy-sop ve akrabalık gibi ortak paydalar olmasa bile bu toplumlarda komşuluk “kurgusal” bir akrabalık olarak düşünülür. Komşu hakkı kavramı, bu coğrafya ve kültürün ürettiği bir kavramdır. Modern zamanlarda komşuluk ve komşuya güven zedelenmiş ve komşular arası ilişkilerde bir kriz yaşanmaktadır. Bu makale, Dünya Değerler Araştırması kapsamında çeşitli Ortadoğu ülkelerinde derlenmiş olan veriler temelinde komşuya güven ve bunu olumlu ya da olumsuz etkileyen değişkenlerin bir analizini sunmaktadır.
Despite the ethnic diversity, the geography of the Middle East as an ancient civilization prevails a collective culture. This culture can be regarded as a prophetic culture determined by the Abrahamic religions. In the sacred text as the Tora, the Bible and the Koran that make up the prophetic culture of the last rings, comes neighbourhood immediately after the respect to God and parents. Although it is not a common denominator such as lineage and family can be seen neighbourhood as a “fictional family”. The concept of neighbouring rights is a concept produced by this geography and culture. In modern times, the neighbourhood and trust to them have been damaged and in the relations between the neighbours are experiencing a crisis. This article analyses data compiled from various Middle Eastern countries by the World Values Survey and a view of the variables which positively or negatively effect on the level of neighbours trust.









