Aşırı Koruyucu Ebeveynlik, Davranışsal Ketlenme ve Akran İlişkileri
Tarih
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Erken çocuklukta akran ilişkilerinin niteliği, yaşam boyu sürecek psikososyal uyumun en güçlü yordayıcılarından biridir. Bu ilişkilerin gelişiminde hem çocuğun mizaç temelli bireysel özellikleri hem de ebeveyn tutumları belirleyici rol oynamaktadır; ancak alanyazın bu iki belirleyiciyi çoğunlukla ayrı ayrı ele almıştır. Bu çalışmanın amacı, aşırı koruyucu ebeveynlik, davranışsal ketlenme ve akran ilişkileri arasındaki üçlü bağlantıyı kuramsal ve ampirik alanyazın temelinde çözümlemek ve bu bağlantıyı açıklayan modelleri karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Nitel alanyazın taramasına dayanan çalışmada, mizaç kuramının temel kaynakları, aşırı koruyucu ebeveynliği ele alan çalışmalar ve mizaç ile ebeveynlik etkileşimini akran sonuçları üzerinde doğrudan sınayan araştırmalar incelenmiş; bulgular tematik olarak sınıflandırılmıştır. İnceleme iki temel sonuca ulaşmaktadır. Birincisi, davranışsal ketlenmenin sosyal çekingenliğe ve olumsuz akran sonuçlarına dönüşmesi kaçınılmaz değildir; bu dönüşüm büyük ölçüde ebeveyn davranışının niteliğine bağlıdır. Boylamsal veriler, akran bağlamında ketlenmiş yürüteç çağı çocuklarının iki yıl sonra yüksek düzeyde çekingen olmasının yalnızca annelerin araya girici-aşırı korumacı davrandığı koşulda gerçekleştiğini göstermektedir (yüksek grupta r = .67, p < .001; düşük grupta r = .05, anlamsız). İkincisi, ilişki tek yönlü değildir: ketlenmiş çocuk davranışı da ebeveyn korumacılığını çekmekte ve karşılıklı pekişen bir döngü oluşmaktadır. Çalışmada ayrıca bağlamın (tanıdıklık düzeyi, önceki akran deneyimi, kültür) düzenleyici rolü, ölçüm sorunları ve farklılaşmış duyarlılık kuramının sunduğu alternatif okuma tartışılmaktadır. Bulgular, okul öncesi kurumlarında yürütülecek aile eğitimlerinin tek tip içerik yerine çocuğun mizaç profiline duyarlı biçimde farklılaştırılması gerektiğine işaret etmektedir.









