Bilişsel esneklik, ruminasyon ve bilinçli farkındalık değişkenlerinin depresyon üzerindeki etkisinin incelenmesi
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu çalışma bilişsel esnekliğin bileşenleriyle depresyon arasındaki ilişkilerde ruminasyon bileşenlerinin ve bilinçli farkındalığın seri aracı rollerinin olup olmadığının belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini, yaşları 18 –60 arası değişen 239 kadın 184 erkek olmak üzere toplam 423 katılımcı oluşturmaktadır. Değişkenlerin incelenmesi amacıyla katılımcılara Bilişsel Esneklik Envanteri, Ruminatif Tepkiler Ölçeği, Bilinçli Farkındalık Ölçeği ve Beck Depresyon Envanteri uygulanmıştır. Elde edilen verilerin istatiksel analizleri ve görselleştirilmesi R aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Depresyon puan ortalamalarından oluşturulan grupların karşılaştırıldığı analizin sonuçları incelendiğinde, depresyon düzeyi düşük bireylerin bilişsel esnekliklerinin, zor ve stresli durumları kontrol edilebilir algılama eğilimlerinin, yaşam olaylarına ve insan davranışlarına alternatif açıklamaların var olduğunu algılama eğilimlerinin ve bilinçli farkındalık eğilimlerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Depresyon düzeyi yüksek olan bireylerin ise çökkün ya da depresif duygudurumuna ruminatif tepki verme eğilimlerinin, geviş getirir gibi düşünme ve derinlemesine düşünme eğilimlerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. Regresyon, çoklu paralel ve seri aracılık analizlerinin sonuçları değerlendirildiğinde ise iki modelin anlamlı olduğu görülmüştür. İlk modelde zor ve stresli yaşam olaylarını kontrol edilebilir algılama eğilimi ile depresyon düzeyi arasındaki ilişkide sırasıyla geviş getirir gibi düşünme ve bilinçli farkındalığın aracı rolü olduğu tespit edilmiştir. İkinci modelde ise, yaşam olaylarına ve insan davranışlarına alternatif açıklamaların var olduğunu algılama eğilimi ile depresyon arasındaki ilişkide sırasıyla derinlemesine düşünme eğilimi ve bilinçli farkındalığın aracı rolü olduğu bulunmuştur. Sonuç olarak, depresyonun bilişsel mekanizmalarını tespit edebilmek amacıyla gerçekleştirilen bu çalışmanın sonucunda ortaya çıkan modellerin alanyazınına katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.
This study was conducted to determine whether rumination components and mindfulness have serial mediating roles in the relationship between the components of cognitive flexibility and depression. The sample of the study consisted of a total of 423 participants, 239 women and 184 men, aged between 18 and 60. Cognitive Flexibility Inventory, Ruminative Response Scale, Mindful Attention Awareness Scale and Beck Depression Inventory were administered to the participants to examine the variables. Statistical analysis and visualization of the data obtained were carried out through R. When the results of the analysis comparing the groups formed from the mean depression scores were examined, it was found that individuals with low levels of depression were more likely to have cognitive flexibility, tendency to perceive difficult and stressful situations as controllable, and the existence of alternative explanations for life events and human behaviors. Individuals with higher levels of depression were found to have higher tendencies of rumination, brooding and reflective pondering. Regression, multiple parallel and serial mediation analyses revealed that two models were significant. In the first model, brooding and mindfulness were found to mediate the relationship between the tendency to perceive difficult and stressful life events as controllable and depression level, respectively In the second model, reflective pondering and mindfulness were found to mediate the relationship between the tendency to perceive that there are alternative explanations for life events and human behaviors and depression, respectively. In conclusion, it is thought that the models that emerged as a result of this study, which was conducted to understand the cognitive mechanisms of depression, will contribute to the literature.









