VII. Yüzyılın İlk Yarısında Kudüs'te Dört Farklı Medeniyetin Uygulamaları

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Araştırma projeleri

Organizasyon Birimleri

Dergi sayısı

Özet

Bazı şehirler-mekânlar kendilerine atfedilen farklı değerler ve inanca bağlı birtakım nitelikler veya işaretler taşıdıkları için özel bir konuma sahiptir. Kudüs şehri de semavi dinler açısından inanç esaslı birtakım özellikler taşımaktadır. Taşıdığı bu özellikler sebebiyle farklı dinler ve bu dinlere mensup farklı milletler tarafından kutsal kabul edilmektedir. Kutsallığının yanı sıra dünya tarihi dikkate alındığında büyük devletlerin ve medeniyetlerin Kudüs’e yöneldiği veya Kudüs’le ilgilendiği görülmektedir. Kudüs şehrinin dinî değerinin yanında tarihsel değeri, stratejik konumu, iklimi, yakınında su kaynağı bulunması gibi özellikleri yaşamsal açıdan mekânın çekiciliğinin artmasına zemin oluşturmuştur. Bu çalışma, VII. yüzyılın ilk yarısında farklı medeniyetlerin Kudüs’ü yönetim şekillerini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda Kudüs’ün tarihsel süreçte ortaya çıkışı, incelenen medeniyetler tarafından nasıl yönetildiği, yönetenlerin Kudüs’teki siyasi ve askerî uygulamaları ve bu uygulamaların kendi inanç sistemlerini yansıtıp yansıtmadığı incelenmeye çalışılmıştır. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yoluyla gerçekleştirilmiştir. Dönem içinde yazılmış kaynaklar, eserlere yansımış mektuplar, döneme yakın müelliflerin yazdıkları eserler incelenerek elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle çalışmada kullanılmıştır. Çalışmada VII. yüzyılın ilk yarısında Kudüs’e hâkim olan Bizans, Sasaniler ve Musevilerin Kudüs’ü ele geçirdikleri ve yönettikleri sırada burada yaşayanları ortadan kaldırdıkları veya sürgün ettikleri, kutsal mekânları yıktıkları, tarihî, mimari eserleri ortadan kaldırdıkları bulgularına ulaşılmıştır. Müslümanların ise Kudüs’ü ele geçirdiklerinde bölgeye barış dönemi yaşattıkları anlaşılmaktadır. Çalışmadan elde edilen veriler ışığında Müslümanların dışında kalan diğer din mensubu medeniyetlerin ne siyasi ne askerî ne de kendi inançlarına uygun bir yönetim biçimi ortaya koyduğu buna mukabil Müslümanların iyi ve barışçıl bir yönetim sağladığı görülmektedir. Kudüs gibi tarihî ve dini özelliklere sahip şehirlerin korunabilmesi için birey ve toplulukların kendileri dışında olanları kabullenmesi ve her bir topluluğun diğer bir topluluğa karşı büyük ölçüde hoşgörülü yaklaşım sergilemesi gerekir.

Certain cities and places hold a special status due to the unique values, beliefs, and attributes ascribed to them. The city of Jerusalem possesses faith-based characteristics significant to the Abrahamic religions. Because of these attributes, it is considered sacred by different religions and the nations adhering to them. Beyond its sanctity, a historical perspective reveals that major states and civilizations have turned their attention to Jerusalem or maintained an interest in it. In addition to its religious significance, Jerusalem's historical value, strategic location, climate, and proximity to water sources have made it an attractive and vital settlement throughout history. This study aims to examine how different civilizations governed Jerusalem during the first half of the 7th century. In this context, the historical emergence of Jerusalem, how it was administered by the civilizations under study, the political and military practices of these rulers in Jerusalem, and whether these practices reflected their belief systems have been analyzed. The study was conducted using qualitative research methods, specifically document analysis. Data were collected through an examination of historical sources, letters reflected in works, and texts written by authors close to the period, and analyzed using the descriptive analysis method. The study found that during the periods when the Byzantines, Sassanids, and Jews ruled Jerusalem in the first half of the 7th century, they either exterminated or exiled the inhabitants, destroyed sacred sites, and erased historical and architectural structures. In contrast, when Muslims took control of Jerusalem, they brought an era of peace to the region. They data suggest that civilizations of other faiths failed to implement a political, military, or belief-consistent governance system, while Muslims provided a just and peaceful administration. To preserve historically and religiously significant cities like Jerusalem, individuals and communities must embrace others and demonstrate significant tolerance towards different groups.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Kudüs, Kudüs’ün Yönetimi, Kudüs’te Dinî Yapılar, Jerusalem, Governance of Jerusalem, Religious Structures in Jerusalem

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren