Afrika’da Doğrudan Yabancı Yatırım: Cezayir Örneği (2012-2019)
Tarih
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Küreselleşme ile birlikte ülkeler arasındaki ekonomik, ticari ve teknolojik sınırların ortadan kalkması ülkeler arası sermaye transferi konusunu etkili kılmıştır. Özellikle son yıllarda sermaye tranferlerine kapalı olan ülkelerde de bu durumun olumlu yönde değiştiği gözlenmektedir. Uzun yıllar savaşlar ve sömürüler altında kalan Afrika ülkeleri, uzun vadede getirilerini dikkate alarak doğrudan yabancı yatırımları kendilerine çekmeye çalışmaktadır. Gelişen ekonomisi, genç nüfusu ve doğal kaynakları ile Afrika çağımızın yükselen kıtası olarak nitelendirilmektedir. IMF ve OECD 2018 verilerine göre küresel ekonominin 2020 yılında yüzde 3 büyümesi beklenirken Afrika kıtasının bu dönemde yüzde 4,1 oranında büyüyeceği öngörülmektedir. Türkiye ise özellikle ‘’Afrika Açılımı’’ sayesinde Afrika kıtasıyla olan siyasi, ekonomik ve toplumsal ilişkilerini son yıllarda hızla geliştirmektedir. Avrupa ve Afrika arasında stratejik bir konumda bulunan, genç nüfusa ve 4 bin 200 dolar gayrisafi yurtiçi hasılaya sahip bir Kuzey Afrika ülkesi olan Cezayir Afrika'da yatırım yapmak isteyen ülkeler için çok önemli bir ekonomik ortaktır. Türkiye’nin Afrika’ya açılan kapısı niteliğinde olan Cezayir’e ülkemizden yaklaşık 3.5 milyar dolarlık doğrudan yabancı yatırım miktarı ile en büyük yabancı yatırımcılarından biri olma yolunda hızla ilerlemektedir. Bölgede en büyük enerji üretimi sağlayan ve ihraç eden, ekonomisi büyük ölçüde petrol ve gaz ihracatına dayanan ülke Arap Baharı ve petrol krizi gibi gelişen pekçok ekonomik, sosyal ve siyasal olaylar ile birlikte birtakım ekonomik reform oluşturma yoluna gitmiştir. Nitekim Arap Baharı siyasi bir akım gibi gözükse de bölge ekonomilerinin değişimi açısından büyük önem arz etmektedir. Cezayir ithalatı azaltmak, ekonomisini çeşitlendirmek ve hidrokarbon sektörüne bağımlılığı azaltmak adına pekçok sektörde doğrudan yabancı yatırımları teşvik etmek gibi ekonomik değişimler oluşturma yoluna gitmek üzere önemli adımlar atmaktadır. Ancak ülkenin uzun vadede DYY ‘lar ve ekonomik büyüme üzerinde ne gibi etkiler oluşturduğu konusunda literatürde yeterli araştırma konusu bulunmamaktadır. Bu çalışmada oluşumda siyasi bir olay gibi görünen Arap Baharı’nın ve buna bağlı gelişen olayların Cezayir ekonomisi ve doğrudan yabancı yatırıma etkileri arasındaki nedensel bağıntı 2012-2019 verileri kullanılarak analiz edilmektedir.









