Kamusal entelektüel olarak Necip Fazıl Kısakürek ve Ayasofya meselesi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Araştırma projeleri

Organizasyon Birimleri

Dergi sayısı

Özet

Şair, yazar ve gazeteci olarak Necip Fazıl Kısakürek 1930'lardan 1980'lere dek etkili yazılarıyla bir kamuoyu oluşturmuş; eleştirdiği siyasal ve sosyal düzene karşı alternatif bir düzen önermiş ve hemen her kamusal tartışmaya dâhil olmuş bir entelektüeldir. Kemalist, milliyetçi, muhafazakâr ve İslamcı kimliklerini çeşitli zıtlıklar ve ikilikler üzerinden tanımlayan Kısakürek, zaman içerisinde değişen statüsüyle (kilise, cami, müze) Ayasofya'yı da Batı-Doğu, Hıristiyan-Müslüman, Türk-Rum gibi karşıtlıklar üzerinden anlamlandırmış ve Soğuk Savaş Türk entelektüel tarihi bağlamında önemli bir meseleyi tekrar tekrar kamuoyunun gündemine getirmiştir. Kısakürek'in 1940'ların sonlarından itibaren milliyetçi, muhafazakâr ve İslamcı çevreler üzerinde giderek daha etkili olan görüşlerini Ayasofya özelinde dinler ve milletler arası bir üstünlük mücadelesi, "ecdad" mirasına sahip çıkılması ve Osmanlı Devleti'nin görkemli günlerini diriltme gayreti olarak üç farklı maddeye ayırmak mümkündür. Büyük Doğu mecmuası arşivinden takip edilebilen bu görüşleri ve konferanslarındaki ifadeleriyle oluşan tarih-siyaset yaklaşımının gençlik üzerindeki etkisi sonraki dönemlerin sağ siyasi kültüründe görülebilmektedir. Bu çalışma, Necip Fazıl Kısakürek'i kamusal tartışmalarındaki yeri ve kitleler üzerindeki etkisi bakımından "kamusal entelektüel" merceğinden ele almakta ve bir örnek konu incelemesi olarak Ayasofya "mesele"sini sınamaktadır. Çalışma, Kısakürek'in entelektüel mirası ile Türk siyasal kültür mirasını iç içe geçiren yeni bir yaklaşım sunmayı amaçlamaktadır.

Necip Fazıl Kısakürek, a poet, writer and journalist, was an intellectual who created public opinion with his influential writings from the 1930s to the 1980s; he proposed an alternative social and political order against the order he criticized and was involved in almost every public debate during this period. Defining Kemalist, nationalist, conservative and Islamist identities through various opposites and dualities, Kısakürek made sense of Hagia Sophia, with its changing status over time (church, mosque, museum), by creating oppositions and dichotomies such as West-East, Christian-Muslim, Turkish-Greek. He also repeatedly brought this sensitive issue to the public agenda in the context of Cold War Turkish political issues. Kısakürek's views, which became more and more influential on nationalist, conservative and Islamist circles from the late 1940s onwards, can be categorized into three different items in the case of Hagia Sophia: a struggle for supremacy between religions and nations, the preservation of the legacy of "ancestors", and to revitalize the glorious past of the Ottoman Empire. The impact of his understanding of politics and history on the youth, which is formed by his views that can be traced in the archive of the Büyük Doğu journal and his conferences, can be seen even in right-wing political culture of the following decades. This study examines Necip Fazıl Kısakürek through the lens of "public intellectual" in terms of his intervention in public debates, his influence on the masses, and tests the "issue" of Hagia Sophia as a case study for the both. It aims to offer a new approach to Kısakürek's intellectual legacy and the legacy of Cold War-era Turkish political culture connectedly.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Kamusal Entelektüel, Necip Fazıl Kısakürek, Ayasofya, İslamcılık, Milliyetçilik, Türk Siyasal Kültürü, Public Intellectual, Necip Fazıl Kısakürek, Hagia Sophia, Islamism, Nationalism, Turkish Political Culture

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren