Benlik uyuşmazlıkları ile kendine odaklanma paradoksunun depresyon ve anksiyete üzerindeki etkilerinin incelenmesi
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
İnsanların farklı benlik temsilleri arasındaki uyuşmazlıkların ve motivasyonel olarak farklı kendine odaklanma eğilimlerinin psikolojik sağlık ile nasıl bir ilişki içerisinde olduğu psikoloji literatüründe tartışmalı bir şekilde değerlendirilmektedir. Bu çalışmada; farklı türde benlik uyuşmazlıkları (ideal, zaruri, istenmeyen) ile farklı türde psikopatolojiler (depresyon ve anksiyete) arasındaki ilişkiye, farklı türde kendine odaklanma eğilimlerinin (kendi üzerine düşünme, düşünsel geviş getirme) aracılık edip etmediği Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) ile araştırılmıştır. Araştırmanın katılımcı grubu, kolayda örnekleme yöntemiyle ulaşılan 18-65 yaş arası 321 kişiden oluşmuştur. Katılımcıların benlik uyuşmazlığı seviyesi "Bütünleşik Benlik Farklılıkları Endeksi", kendine odaklı dikkat seviyesi "Düşünsel Geviş Getirme – Kendi Üzerine Düşünme Ölçeği", mutlak gerçeğe ulaşma ihtiyacı seviyesi "Mutlak Gerçeğe Ulaşma İhtiyacı Ölçeği", depresyon seviyesi "Beck Depresyon Envanteri" ve anksiyete seviyesi "Beck Anksiyete Envanteri" aracılığıyla çevrimiçi uygulama ile ölçülmüştür. Verilerin analizinde LISREL 8.80 kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; ideal ve istenmeyen benlik uyuşmazlığı ile depresyon ve anksiyete arasındaki ilişkilere düşünsel geviş getirme aracılık etmiştir. Zaruri benlik uyuşmazlığı ile depresyon arasındaki ilişkiye ise kendi üzerine düşünme aracılık etmiştir ancak bu aracılığın diğerleri kadar güçlü olmadığı gözlenmiştir. Araştırmanın sonuçları ve sınırlılıkları, klinik psikoloji literatürüne sağlayabileceği katkı bağlamında tartışılmıştır.
Psychology literature controversially evaluated how different self-discrepancies and motivationally distinct self-focused attention dispositions related to psychological health. In this study, whether different types of self-focused attention (self-reflection, self-rumination) mediate the relationship between different types of self-discrepancies (ideal, ought, undesired) and different types of psychopathologies (depression and anxiety) was investigated using Structural Equation Modeling (SEM). The sample consisted of 321 individuals aged 18-65 who were reached by the convenience sampling method. The ''Integrated Self-Discrepancy Index'', the ''Rumination-Reflection Questionnaire'', the "Need for Absolute Truth Scale", the ''Beck Depression Inventory'', and the ''Beck Anxiety Inventory'' were used to measure participants' levels of self-discrepancy, self-rumination, self-reflection, need for absolute truth, depression, and anxiety, respectively. Participants completed the self-report measures online. LISREL 8.80 was used to analyze the data. Self-rumination mediated the relationship between "ideal and undesired self-discrepancy" and "depression and anxiety". Self-reflection mediated the relationship between ought self-discrepancy and depression. However, this mediation was not as strong as the previous ones. Implications and limitations of the study are discussed in the context of its contribution to the clinical psychology literature.









