Pekiştireç duyarlılık sistemleri ve kişilik bozuklukları ilişkisinde dürtüselliğin aracı rolünün incelenmesi
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Tür
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu tez çalışmasının amacı, pekiştireç duyarlılık sistemleri ile kişilik bozuklukları türleri arasındaki ilişkide dürtüselliğin, dürtüsel kişilik, dürtüsel seçim ve dürtüsel eylem olmak üzere üç farklı boyutunun rolünün incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda çalışmada Coolidge Eksen II Envanteri Plus Türkçe Kısa Formu (CATI+TR-KF), Pekiştireç Duyarlılık Ölçeği (PDÖ), Barratt Dürtüsellik Ölçeği (BDÖ), Haz Erteleme Ölçeği (HEÖ), NimStim Yüz İfadeleri Seti (NimStim Face Stimulus Set) ve NimStim Yüz İfadeleri Setinin Yer Aldığı Bilgisayar Destekli Uygulama Programı kullanılmıştır. Çalışmanın verileri hem özbildirim envanterleri aracılığıyla hem de dürtüsel eylem boyutu için uygulanan yap/yapma deneyi üzerinden toplanmıştır. Araştırmada değişkenler arasındaki ilişkilerin tespit edilmesi amacıyla Pearson Korelasyon Analizi, gruplar arasındaki karşılaştırmalar için Bağımsız Gruplar t-testi ve aracılık etkilerinin belirlenmesi için PROCESS Macro V.3.4 programında yer alan Hayes modelleri (model 6 ve model 4) kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 18-33 yaş aralığındaki 190 kadın ve 40 erkek olmak üzere toplam 230 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Elde edilen sonuçlara göre, pekiştireç duyarlılık sistemleri ve kişilik bozuklukları türleri arasındaki ilişkide dürtüselliğin farklı boyutlarının kısmi ve tam aracı rolleri olduğu görülmüştür. Dürtüsel kişilik ve dürtüsel seçim boyutları tüm kişilik bozukluklarıyla ilişkili bulunurken; deneysel olarak ölçülen dürtsel eylem boyutunun sadece A küme bozukluklarıyla ilişkili olduğu görülmüştür. Araştırma sonuçları, dürtüselliğin kişilik bozuklukları türleri için çok yönlü değerlendirilmesi gereken bir faktör olduğunu desteklemektedir.
The aim of this thesis is to examine the role of three different dimensions of impulsivity, namely impulsive personality, impulsive choice and impulsive action, in the relationship between reinforcement sensitivity systems and types of personality disorders. For this purpose, Coolidge Axis II Inventory Plus Turkish Short Form (CATI+TR-SF), Reinforcement Sensitivity Scale (RSS), Barratt Impulsivity Scale (BIS), Delay of Gratification Scale (DGS), NimStim Face Stimulus Set and Computer-Assisted Application Program Including NimStim Facial Expressions Set were used in the study. Data of the study were collected through both self-report inventories and the go/no-go experiment applied for the impulsive action dimension. In the study, Pearson Correlation Analysis was used to determine the relationships between the variables, Independent Groups t-test was used for comparisons between groups and Hayes models (model 6 and model 4) in the PROCESS Macro V.3.4 program were used to determine the mediation effects. The sample of the study consists of 230 university students, 190 female and 40 male, aged 18-33. According to the results obtained, it was seen that different dimensions of impulsivity have partial and full mediating roles in the relationship between reinforcement sensitivity systems and personality disorder types. While the impulsive personality and impulsive choice dimensions were found to be related to all personality disorders, the experimentally measured impulsive action dimension was found to be related only to cluster A disorders. The research results support that impulsivity is a factor that should be evaluated in a multifaceted way for personality disorder types.









