Gençlerde anlam arayışı ve dindarlık ilişkisi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Araştırma projeleri

Organizasyon Birimleri

Dergi sayısı

Özet

İnsanın varoluşu hayat ve ölüm arasındaki her şeyi bütünüyle kapsamaktadır. İnsanın varoluşunu yalnızca gelişim evrelerine, fiziksel, ruhsal durumlarına göre değerlendirmek doğru olmaz. Ne var ki, kimlik oluşumunun yaşamın genellikle gençlik döneminde tekâsüf ettiği bilinmektedir. Çocukluktan yetişkinliğe geçilen bu dönemin kimlik inşasının temelini oluşturduğu söylenebilir. Şahsiyetini inşa etmeye çalışan bir genç için ergenlik süreci oldukça karmaşık olabilmektedir. Günümüz dünyasında gençlik dönemi biyolojik gelişim safhası olmasının yanı sıra sosyal bilimlerin, eğitim bilimlerinin ve hatta siyasal ideolojilerin ilgi odağı olmuştur. Yarınları temsil eden gençlik düşüncesinden mütevellit farklı disiplinlerin ve ideolojilerin ortak meselesi olması anlaşılabilir bir durumdur. Özellikle psikoloji, ilahiyat, sosyoloji, felsefe gibi disiplinler şekil almaya ve işlenmeye elverişli bir kuşak olduğu için çalışmalarında gençlik dönemine sıklıkla yer vermektedir. İlahiyat ve sosyal bilimlerin kesişim bölgesinde yer alan felsefe ve din bilimleri ve özelde din psikolojisi ve manevi danışmanlık alanlarında gençlerde anlam meselesinin din ve dindarlıkla ilişkili olarak ele alınması söz konusudur. Sözü edilen sahalara ait alan yazın incelendiğinde gençlerde anlam ile dindarlık arasındaki ilişkiyi ortaya koyacak bilimsel araştırmaların sayısının artırılması gerektiği düşünülmüştür. Bu araştırmanın da kullandığı ölçme araçlarının yanı sıra çok büyük bir örneklem grubu üzerinde yapılmış olması nedeniyle alan yazına belirli bir katkı sunacağı düşünülmektedir. Çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmiş, anket ise ilişkisel tarama modeline uygun olarak tasarlanmıştır. Yaşları 18 ile 30 arasında değişen 8931 kişilik bir örneklem grubuna demografik değişkenlere dair soruların yanı sıra Öğrenilmiş Anlamsızlık Ölçeği ve İçsel Dini Motivasyon Ölçeği uygulanmıştır. Çalışma sonucunda öğrenilmiş anlamsızlık ve dindarlık arasında anlamlı ve negatif bir ilişki tespit edilmiştir. Öte yandan kadın katılımcıların dindarlık oranının erkek katılımcılara oranla daha yüksek olduğu bulgulanmıştır. Buna bağlı olarak kadın katılımcıların öğrenilmiş anlamsızlık puanlarının erkek katılımcıların puanlarından düşük olduğu tespit edilmiştir.

Human existence encompasses everything between life and death. It would not be correct to evaluate human existence only according to developmental stages, and physical and mental states. However, it is a well-known fact that the formation of identity usually occurs during the youth period of life. It might be said that this period of transition from childhood to adulthood forms the basis of identity construction. The process of adolescence can be quite complex for a young person trying to build their personality on their own. In today's world, besides being a stage of biological development, adolescence has become the center of attention of social sciences, educational sciences, and even political ideologies. Understandably, it is a common issue of different disciplines and ideologies due to the idea of youth representing the future. In particular, disciplines such as psychology, theology, sociology, and philosophy frequently include the youth period in their studies because it is a generation that is suitable for shaping and processing. In the fields of philosophy and religious sciences, which are located at the intersection of theology and social sciences, and specifically in the fields of religious psychology and spiritual counseling, the issue of meaning in youth is addressed about religion and religiosity. When the literature in the aforementioned fields is examined, it is thought that the number of scientific studies that will reveal the relationship between meaning and religiosity in young people should be increased. It is thought that this study will make a certain contribution to the literature because it was conducted on a very large sample group as well as the measurement tools used. The study was conducted by using the survey technique, one of the quantitative research methods, and the survey was designed by the relational survey model. In addition to questions about demographic variables, the Learned Meaninglessness Scale and Intrinsic Religious Motivation Scale were applied to a sample group of 8931 people aged between 18 and 30. As a result of the study, a significant and negative relationship was found between learned meaninglessness and religiosity. On the other hand, it was determined that the religiosity rate of female participants was higher than male participants. Accordingly, it was determined that the learned meaninglessness scores of female participants were lower than the scores of male participants.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Gençlik, Dindarlık, Anlam arayışı, Kimlik, Youth, Religiosity, Searchformeaning, Identity

Kaynak

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren