Hilafetin Nass İle Tayini Meselesinde Sünnî ve Şîî Düşünce Örneği
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Hz. Muhammed’in (s.a.a.v) vefat etmesiyle ilk defa gündeme gelen Hilafet; dinî ve siyasî otoritenin tek elde toplanması demektir. Müslümanlar O’nun vefat etmesiyle bir müddet ne yapacaklarını bilememişler, yağmurlu bir kış gecesinde bir o tarafa bir bu tarafa kaçışan çobansız koyunlara dönmüşlerdir. Devlet idaresi boş kalmış, bu durumdan dolayı Ensar halife seçmek için alelacele Beni Saide Sakîfesi’nde toplanmış ve durumdan haberdar olan Hz. Ebu Bekir ise hemen oraya gitmek durumunda kalmıştır. İstişareler sonucu Hz. Ebu Bekir halife seçilmiştir. Hz. Ali ise bu sırada Hz. Peygamber’in cenaze teçhizatı ile uğraşmaktadır. Bu meşguliyetinden dolayı halife seçiminden habersiz kalmıştır. İlk halifenin seçim aşaması aceleye getirildiği için daha sonraları bazı problemlere neden olmuştur. Şiî âlimler hilafetin Hz. Ali’nin hakkı olduğunu iddia etmişler, Sünnî âlimler ise Hz. Ebu Bekir’in hakkı olduğunu ifade etmişlerdir. Bu çalışmanın amacı, ilk halifenin Nass ile tayini meselesinde farklı yaklaşımların irdelenmesidir. Bu çalışma nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemine göre yapılmıştır. Çalışmada kullanılan eserler seçkisiz olmayan örnekleme tiplerinden amaçsal örneklem yöntemine göre belirlenmiştir. Elde edilen bulgular ışığında Sünnî ve Şiî âlimlerin görüşlerinde hilafetin Nass ile tayini meselesinin yer aldığı bulgusuna ulaşılmıştır. Sünnî âlimler İrtidât âyetini (Maide Suresi 51. Âyet) ve Sıddık âyetini (Nisa Suresi 69. Âyet), Şiî âlimler ise Velâyet âyetini (Maide Suresi 55. Âyet) ve Tebliğ âyetini (Maide Suresi 67. Âyet) delil olarak getirmişlerdir. Sonuç olarak delil getirilen bu âyetlere her iki tarafta kendi mezhebince tevillerde bulunarak Sünnîlerin Hz. Ebu Bekir’i, Şiîlerin ise Hz. Ali’yi önceledikleri görülmektedir. Bu bağlamda ilk halifenin seçiminde tarihi sürecin ve şartların göz ardı edilmemesi önerilebilir.









