Yoğun Bakım Ünitesinde Tedavi Gören Hastaların Algıladıkları Çevresel Stresörler
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Yoğun bakım üniteleri, özel tedavi yöntemlerinin uygulandığı birimler olması nedeniyle hastalar fiziksel, çevresel ve psikososyal açıdan birçok stresöre maruz kalmaktadır. YBÜ’lerdeki stresörler: Fiziksel; entübasyon tüpleri, nazogastrik sonda ve foley kataterler, ağrı, huzursuzluk, bireylerin aç ve susuz olması, mekanik ventilatör desteği, uyku sorunları, non-invaziv girişimler, solunum sıkıntısı, aspirasyon vb’dir. Fizyolojik; immobilizasyon, kısıtlılık, sık muayene, iletişimde bozulma, bağımlılık, aile bireylerinin ya da yakınlarından uzak kalma, baygınlık, bunalma hissidir. Çevresel; rahat olmayan hasta yatakları, fiziksel çevrenin uygun sıcaklıkta olmaması, sürekli ışık ve gürültü, mahremiyetin olmaması, rahatız edici kokular gibi stresörlerdir. Tüm bu stresörler hastalarda fiziksel ve duygusal uyum güçlükleri, anksiyete, depresyon, oryantasyon bozukluğu, deliryum gibi çeşitli psikolojik semptomların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu stresörler, hastaların yoğun bakım ile ilgili olumsuz deneyimler yaşamasına neden olmaktadır. Hastaların yaşadığı stres ve buna bağlı oluşan rahatsızlıklar bireyin sağlığı üzerinde olumsuz etki göstermekte, iyileşme sürecini uzatmakta ve hastanede kalış süresini artırmaktadır. Hastaların yoğun bakım ünitesinde bulundukları süre boyunca karşılaştıkları olumsuz deneyimlerin; taburcu olduktan sonra, anksiyete, depresyon, öfke, güçsüzlük, spiritüel sıkıntı, uyku yoksunluğu ve strese neden olduğu ve bu durumun yaşamlarını olumsuz etkilediği bildirilmektedir. Hastaların kritik dönemlerinde sürdürülen bakımın ve rehabilitasyonda sürecinde korku, anksiyete, depresyon ve olumsuz sağlık davranışlarına neden olabilecek stresörlerin ve etkileme düzeylerinin belirlenmesi, bakım gereksinimlerinin değerlendirilmesinde oldukça önemlidir. Yoğun bakımda tedavi gören hasta için stres yaratan çevresel faktörlerin hemşire tarafından bilinmesi ve uygun önlemlerin alınması hastanın iyileşme sürecini olumlu yönde etkilemektedir.
Since intensive care units are units where special treatment methods are applied, patients are exposed to many physical, environmental and psychosocial stressors. Stressors in ICUs are as follows: Physical stressors; intubation tubes, nasogastric catheters and foley catheters, pain, restlessness, individuals’ being hungry and dehydrated, mechanical ventilator support, sleep problems, non-invasive interventions, respiratory distress, aspiration, etc. Physiological stressors; immobilisation, limitation, frequent examinations, impaired communication, dependency, being away from family members or relatives, fainting, feeling overwhelmed. Environmental stressors; uncomfortable patient beds, unfavourable temperature of the physical environment, constant light and noise, lack of privacy, unpleasant odours. All these stressors cause various psychological symptoms in patients such as physical and emotional adaptation difficulties, anxiety, depression, disorientation and delirium. These stressors cause patients to have negative experiences related to intensive care. The stress experienced by patients and related disorders have a negative impact on the health of the individual, prolong the healing process and increase the duration of hospitalisation. It is reported that the negative experiences of patients during their stay in the intensive care unit cause anxiety, depression, anger, powerlessness, spiritual distress, sleep deprivation and stress after discharge, and this situation affects their lives negatively. Determining the stressors that may cause fear, anxiety, depression and negative health behaviours and their levels of influence in the process of care and rehabilitation in critical periods of patients is very important in the evaluation of care needs. Nurses’ knowledge of the environmental factors that cause stress for patients receiving treatment in intensive care and taking appropriate measures affect the recovery process of patients positively.









