Ergenlikte psikososyal değişim ve gelişim
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Ergenlik dönemini; Stanley Hall, en genel haliyle “fırtına ve stres dönemi” olarak tanımlamıştır. Freud’un psikoseksüel gelişim bakış açısı doğrultusundaki tanımı ise, “Acı verici psikoseksüel çatışmaların bir yansıması”dır. Psikososyal gelişimden bahsediyoruz ve bu hususta Erik Eriksonda ergenlik dönemini “kimlik krizi” olarak adlandırmıştır. Ergenlikten bahsederken hep kriz, çatışma, fırtına, stres, geçiş dönemi kavramların kullanıldığını görüyoruz. Bu ifadeler için illa ki olumsuz demek doğru olmayacaktır ancak ergenlikle birlikte genelde çok da güzel, umutlu ifadelerin kullanıldığına rastlayamıyoruz. Ergenlikten bahsedilirken sık duyduğumuz ifadeler: “bir an önce geçip gitsin de kurtulalım, ne zaman geçecek ergenlik, ne zaman ergenlikten çıkacak bu çocuk, ne zannediyor bu çocuk kendini, ne yapıyor bu çocuk…” şeklinde oluyor. İfadelerden de anlaşılacağı üzere ergenlik dönemindeki “genç” büyüdüğünü iddia etse de çocuk diye adlandırılmaya devam ediyor. Tanımlara bakmaya devam ederek, gençlerin sıklıkla kullandığı ekşi sözlükten bir tanım almak istedim: “Çocuklukla erginlik arasındaki alacakaranlık kuşağı… Narkoz etkisi… Şu anda bir şeyler görüyor, ama her şey bulanık. Şekilleri seçemiyor, her şey biçimsiz, belli belirsiz. Anlam veremiyor, kafası karışıyor, bu da sinirlerini bozuyor; bağırması ondan. İşte ergenlik, tam da böyle nereden geldiği anlaşılamayan bir ışık gerginliğidir. Etrafı saran; görülen, sezilen, ama tam görülemeyen, bir türlü anlamlandırılamayan dünyanın, hayat karşısında huzursuzlanmak, bağırmaktır biraz.” Alacakaranlık kuşağı, narkoz etkisi ifadeleri çarpıcı geliyor; hakikaten de öyle -bedensel değişimin biyolojik değişimin temellerini çok iyi anlattığı için Şule Hanım ona istinaden rahat konuşabiliyorum- biyolojik olarak birden büyümenin olduğu, özellikle beyinde değişimin ve gelişimin çok fazla olduğu bir dönem ve buna uyum sağlamak çok da kolay değil. Mesela bedensel büyümenin hızlı olması dolayısıyla sakarlıklar çok sık görülebiliyor ve ergenlik dönemindeki gence bir de bu sebeple kızılabiliyor.









