Sosyal çalışma etiğine postmodern bir yaklaşım: baş, kalp, el ve ayak etiği
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Açık değerlere ve etik ilkelere sahip olmak hem meslek olmanın hem de meslek saygınlığının bir gereğidir. Sosyal çalışma mesleği de kabul gören değerlere ve bu mesleki değerlere dayanan etik ilkelere sahiptir. Mesleki etik, mesleki değerlerin uygulamaya aktarılmasını ilkelere bağlamaktadır. Mesleki değerler ise, ilgili mesleğin icrasında neye önem vermemiz, neyi yapıp neyi yapmamamız gerektiği hakkındaki rehberlerimizdir. Dolayısı ile, mesleki değerler büyük ölçüde değişmezdir. Ancak bir de kişisel değerlerimiz vardır. Kişisel değerler de, kendimizin ya da diğerlerinin neyi yapıp neyi yapmaması gerektiği hakkındaki inançlarımızdır. Aynı zamanda önemli ya da önemsiz olanlar ile bunların kendi aralarındaki hiyerarşik sıralaması hakkındaki inançlarımızdır. Bu inançlar, ahlaki gelişim sürecinde ve toplumdan etkilenerek oluşur. Bununla birlikte, değerlerimiz, deneyimlerimiz ve algılarımızın süzgecinden geçmiştir. Bu nedenle değerler, kişiye özgüdür. Aynı nedenle de, kişisel değerlerimiz zaman içinde değişebilir. Sosyal çalışma uygulamalarında neyin daha önemli olduğu ve neyi yapıp neyi yapmamamız gerektiği konusunda bize rehberlik eden mesleki değerlerimiz, bizi uygulamada hatalı davranışlardan korur. Ancak Banks’ın (2006, s.13), belirttiği gibi, mesleki bile olsa değerlerimizin uygulamaya yansıtılması bireysel kararlarımıza bağlıdır. Oysa ki, mesleki etik işin içine girdiğinde, bu değerlerimizi uygulamaya nasıl yansıtacağımız konusunda kurallar bulunmaktadır. Bu kuralların uygulanması, bireysel kararlara bağlı değildir ve tüm meslek elemanlarının hizmet sunumunda bu kurallara uyması gerekmektedir...









